Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, son günlerde siyasi kulislerde yoğun olarak konuşulan CHP ile ittifak veya birleşme iddialarına Bursa İl Kongresi’nde noktayı koydu. Partisinin bağımsız kimliğine vurgu yapan Aksakal, CHP’den gelen bazı isimlerin DSP bünyesinde yer alma ve yönetimde söz sahibi olma yönündeki arayışlarına sert tepki gösterdi.

DSP, CHP’nin Yan Kuruluşu Değildir

Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde partililere hitap eden Önder Aksakal, DSP’nin 41 yıllık köklü bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatarak, partinin başka bir siyasi oluşumun gölgesi altında görülmesine karşı çıktı. Aksakal, "DSP kurulduğunda CHP diye bir parti yoktu," ifadeleriyle tarihi köklere atıfta bulunurken, CHP’nin mevcut yapısına yönelik eleştirilerini de dile getirdi. DSP’nin hiçbir zaman başka partilerin iç sorunları için bir sığınak veya çözüm adresi olmadığını belirten Genel Başkan, partinin bağımsız duruşunu korumakta kararlı olduklarını ifade etti.

Azerbaycan'da Torununu Kurtarmak İsteyen Dede Akıntıya Kapıldı
Azerbaycan'da Torununu Kurtarmak İsteyen Dede Akıntıya Kapıldı
İçeriği Görüntüle

Kirli Siyasetçilerin Yıkanacağı Yer Değiliz

CHP’de yaşanan kriz süreci sonrası bazı isimlerin siyasi varlıklarını sürdürmek adına DSP çatısı altına girmeyi teklif ettiğini belirten Aksakal, bu duruma "DSP kirli siyasetçilerin yıkanacağı çamaşır makinesi olmadı hiçbir zaman" sözleriyle tepki gösterdi. Aksakal, "Biz, hiçbir zaman 'CHP kapansın, bize katılsın' demedik ve demeyeceğiz," diyerek, yönetimi devretme veya siyasi transferlere kapı aralama gibi bir gündemlerinin kesinlikle olmadığını vurguladı. Ecevit’in mirası olan DSP’nin, Türkiye’nin en dürüst ve vatansever çizgideki partisi olduğunu savunan Aksakal, bu temiz geçmişi korumaya devam edeceklerini belirtti.

Dış Politikada Bölge Merkezli Yaklaşım

Konuşmasında Türkiye’nin uluslararası alandaki konumuna da değinen Aksakal, dış politikada emperyalist planlara karşı "bölge merkezli" bir strateji izlediklerini yineledi. Hiçbir küresel gücün etkisi altına girmeden milli çıkarların savunulması gerektiğine dikkat çeken Aksakal, Türkiye’nin bağımsız dış politika kapasitesini güçlendirmenin tek yolunun ulusal çıkarlardan taviz vermemekten geçtiğini dile getirdi.