AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosu çatısı altında Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik sergilenen saygısız tavırlara karşı net bir duruş sergiledi. Türkiye Cumhuriyeti Kabinesi’ni ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç başta olmak üzere hükümet üyelerini hedef alan açıklamalara tepki gösteren Çelik, bu dilin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Söz konusu kişinin "Avrupa Parlamentosu üyesi ve gölge raportör" sıfatını taşıması nedeniyle kuruma duyulan saygı gereği bu açıklamaya yanıt verme gereği duyduklarını belirten Çelik, bu tür söylemlerin kurumsal değerleri istismar ettiğinin altını çizdi.

Siyasi Yobazlık Ve Güdümlü Lobi Eleştirisi

Geçmişte insan hakları ve nitelikli siyasetin merkezi olarak görülen Avrupa Parlamentosu’nun, bugün bazı üyelerin "güdümlü siyasi lobi" faaliyetleri nedeniyle ciddi bir değer kaybı yaşadığını savunan Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Avrupa Parlamentosu’nun saygın geçmişine ve hakkaniyetli yaklaşımlarına uygun her türlü diyaloğa önem veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına yapılan hiçbir saygısızlığa ise izin vermeyiz."

Çelik, Avrupa Parlamentosu üyelerinin "siyasi bağnazlığın" vesayeti altında hareket ettiğini belirterek, bu yobaz yaklaşımların Türkiye üzerinde hiçbir hükmü olmadığını ifade etti. Çelik, bu bağnaz siyasetçilerin siyasi nezaket ve demokrasi ilkelerini öğrenmeleri için Avrupa Parlamentosu tarafından "Demokrasi İlkokulu"na gönderilmeleri gerektiğini dile getirdi.

Sağlıkta Büyük Denetim Başladı: 92 Hastane İnceleniyor
Sağlıkta Büyük Denetim Başladı: 92 Hastane İnceleniyor
İçeriği Görüntüle

Gazze Vurgusu: Tarihin Doğru Tarafında Duramıyorlar

Avrupa Parlamentosu’nun temel insanlık meselelerinde, özellikle Gazze konusunda tarihin doğru tarafında duramadığını vurgulayan Çelik, kurumun bu yanlışlarını telafi etmesi gerektiğini belirtti. Avrupa Parlamentosu’nun "İnsanlık İttifakı"nı destekleyecek birikime sahip olduğunu ancak öncelikle Parlamento üyelerinin bu birikime saygı duyması gerektiğini ifade eden Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu: "Avrupa Parlamentosu yaptırım araçlarını doğru ve saygın biçimde kullanmak istiyorsa, siyonistlerin Gazze’deki soykırım suçlarını destekleyen Avrupalı siyasetçileri gündemine almalıdır. Avrupa’daki siyonist soykırım destekçisi siyasetçilere yaptırım kararı almayan Avrupa Parlamentosu’nun diğer konularda söz söyleme zemini yoktur."