Yaşlanan dünya nüfusu ve değişen demografik yapıyla birlikte küresel bir halk sağlığı krizine dönüşen nörodejeneratif hastalıklara karşı, nöroloji uzmanlarından hayati uyarılar geldi. Türkiye Alzheimer Derneği Adana Şube Başkanı Prof. Dr. Ahmet Evlice, klinik araştırmaların ve uluslararası epidemiyolojik çalışmaların çok çarpıcı bir gerçeği ortaya koyduğunu belirterek; sosyal izolasyon ve yalnızlığın, beyindeki bilişsel rezervi (beynin hasarlara karşı direnç kapasitesini) doğrudan zayıflatarak Alzheimer patolojisini tetiklediğini deklare etti.

Seyhan’da Sosyalleşme Seferberliği ve Bahar Şenliği

Türkiye Alzheimer Derneği Adana Şubesi, toplumsal farkındalık oluşturmak ve hastaların mülki izolasyonunu kırmak amacıyla Seyhan ilçesi Ziyapaşa Bulvarı’ndaki bir çocuk parkında geniş katılımlı bir bahar şenliği organize etti. 50 yaş üstü vatandaşlar, yüksek risk grubundakiler, Alzheimer hastaları ve hasta yakınlarının katıldığı etkinlikte, genç kuşaklarla yaşlılar müzik ve dans aktiviteleriyle bir araya geldi.

Katılımcıların zihinsel ve motor becerilerini aktif tutmak adına düzenlenen ritim grubu gösterileri, "Bu Ses Kimin?" hafıza yarışması ve halk oyunları lojistiği, hastaların sosyal mülkiyet duygusunu pekiştirdi. Sosyalleşme imkanı bulan hasta yakınları, bu tür açık hava etkinliklerinin rehabilitasyon süreçlerine makro düzeyde katkı sağladığını vurguladı.

Yalnızlık ve Depresyon Birleştiğinde Risk Yüzde 100 Artıyor

Etkinliğin ardından klinik verileri paylaşan Prof. Dr. Ahmet Evlice, sosyalleşmenin beyin nöronları arasındaki sinaptik bağları koruduğunu aktardı. Evlice, nörolojik risk analizini şu sayısal verilerle özetledi:

"Uluslararası hakemli tıp dergilerinde yayımlanan çok sayıda bilimsel çalışmaya göre, yalnız yaşayan bireylerde Alzheimer gelişme riski durağan nüfusa oranla yüzde 50 daha fazladır. Kendisini eve kapatan ve arkadaş çevresiyle mülki bağlarını asgariye indiren kişilerde ise risk yüzde 20 oranında artış gösterir. Yaşlılık dönemindeki yalnızlık kronik depresyonu, depresyon ise doğrudan Alzheimer'ı tetiklemektedir. Eğer klinik yalnızlığın üzerine bir de depresyon teşhisi eklenirse, hastalık riski yüzde 100 oranında tırmanmaktadır."

Küresel Tehlike: Her Yıl 10 Milyon Yeni Demans Vakası

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) kurumsal verilerine de atıfta bulunan Prof. Dr. Evlice, dünya genelinde 57 milyon demans (bunama) hastası bulunduğunu ve bu mülki sayıya her yıl 10 milyon yeni vakanın eklendiğini bildirdi. Türkiye'de mevcut durumda yaklaşık 1 milyon demans hastası olduğunu öngördüklerini belirten Evlice, Türkiye'nin hızla yaşlanan nüfus yapısı nedeniyle yakın gelecekte asimetrik bir demans artış hızıyla karşı karşıya kalabileceğini, bu lojistik tehlikeye karşı kamusal sağlık otoritelerinin şimdiden makro önlemler alması gerektiğini hatırlattı.

Boğulma Vakalarına Karşı ‘İnsansız Cankurtaran’ Görevde
Boğulma Vakalarına Karşı ‘İnsansız Cankurtaran’ Görevde
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Evlice, Alzheimer ve demanstan yüzde 45 oranında korunabilmek için şu klinik reçeteyi sundu:

  • Hipertansiyon, diabetes mellitus (şeker) ve hiperkolesterolemi (kolesterol) hastalıklarının ilaç ve diyet lojistiğiyle sıkı kontrol altında tutulması.

  • Haftada 3 gün, toplamda en az 150 dakika orta tempolu kardiyovasküler yürüyüş icra edilmesi.

  • Kitap okuma, zihinsel strateji oyunları (tavla, satranç vb.) ve düzenli sosyal entegrasyon.