Orta Doğu, modern tarihinin en şiddetli gerilimlerinden birine tanıklık ediyor. İsrail’in Lübnan’daki ateşkese rağmen Beyrut’u hedef almasıyla başlayan süreç, İran’ın doğrudan devreye girmesiyle bölgesel bir yangına dönüştü. Gece yarısı gerçekleşen karşılıklı füze taarruzları, diplomatik tüm kanalları devre dışı bırakarak askeri seçenekleri masanın tek gündemi haline getirdi.
Gece Boyunca Sığınakta İstişare
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, krizin tırmanmasıyla birlikte geceyi ordu komuta kademesiyle birlikte sığınakta geçirdi. Yerel basına yansıyan bilgilere göre, İran’ın füze dalgalarına karşı gerçekleştirilecek kapsamlı misilleme harekatı, bu gece zirvesinde detaylandırıldı ve onaylandı. Askeri kaynaklar, Tahran yönetiminden gelen saldırılara karşı Tel Aviv'in "tüm askeri kapasitesiyle" karşılık vermeye hazırlandığını vurguluyor.
Beyrut İçin Kritik Uyarı
Gerilimin coğrafi olarak Lübnan’a uzanan ayaklarında da sert mesajlar veriliyor. İsrail tarafı, Lübnan topraklarından gelecek herhangi bir füze veya silahlı eylem durumunda, Beyrut’un merkezindeki Dahiye bölgesinin doğrudan hedef alınacağını ilan etti. Bu tehdit, çatışmanın sadece İran-İsrail ekseninde kalmayıp, tüm Levant coğrafyasını içine alan bir savaşa evrilme riskini artırıyor.
Güvenlik Kabinesi Ne Karar Verecek
Bugün saat 11.00’de toplanması beklenen Güvenlik Kabinesi’nde, İran’ın batı ve orta kesimlerindeki askeri altyapının tamamen devre dışı bırakılmasını öngören kapsamlı bir stratejinin masaya yatırılması planlanıyor. Tahran yönetiminin sabaha karşı gerçekleştirdiği ikinci füze dalgası, İsrail tarafında sadece savunma değil, "topyekün bir harekat" beklentisini tetikledi.





