İstinaf mahkemesinin Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) son büyük kurultayını hukuken geçersiz kılan "mutlak butlan" kararı vermesi ve ardından parti genel merkez yönetiminin el değiştirmesiyle Türk siyasi tarihinde eşine az rastlanır bir idari kriz baş gösterdi. Mahkeme kararıyla kurumsal meşruiyetini yitiren ancak de facto olarak genel merkez binasında konuşlanan yeni yönetim ile TBMM grubunu elinde tutan Özgür Özel liderliğindeki milletvekili bloku arasındaki gerilim parlamento çatısına taşındı. CHP Grup Başkanı Özgür Özel, krizin ardından düzenlenen ilk grup toplantısında partililerine ve kamuoyuna çok sert mesajlar verdi.

3 Bin 200 Partili Meclis Kapısında: Bu Bir Sahip Çıkma Yürüyüşüdür
Grup toplantısı öncesinde Meclis Dikmen Kapısı ve turnikeler önünde olağanüstü güvenlik önlemleri alınırken, binlerce partilinin içeri girmek için sıra beklemesi dikkat çekti. Saat 13.30’da kurumsal kürsüye çıkan Özgür Özel, salonu dolduran ve Meclis kapısında kalan 3 bin 200 partiliye teşekkür ederek konuşmasına başladı. Özel, bu katılımın sıradan bir grup toplantısı ziyareti olmadığını; partinin ve ülkenin geleceğine yapılan hukuki ve siyasi operasyonlara karşı bir "direniş, tarihi doğru tarafta okuma ve kurumsal iradeye sahip çıkma yürüyüşü" olduğunu dile getirdi.
Ekonomik Kriz Dosyası: Açlık Sınırı 35 Bin 200 Lira
İç siyasi ve hukuki türbülanslara rağmen milletin de facto gündeminden kopmayacaklarını ifade eden Özgür Özel, ülkenin içinde bulunduğu makroekonomik buhranı resmi verilerle masaya yatırdı. Türkiye’nin gıda enflasyonunda Avrupa birincisi, dünya beşincisi olduğunu hatırlatan Özel, ekonomik sarmalı şu sözlerle özetledi:
"2018'den bu yana çok ağır bir krizin içindeyiz. Açlık sınırının 35 bin 200 liraya, yoksulluk sınırının 114 bin 500 liraya yükseldiğini gördük. 20 bin liralık sefalet maaşıyla emekliler, 28 bin liralık asgari ücretle emekçiler, 19 bin 700 lira gelirleriyle çiftçiler kan ağlıyor. Ana muhalefet partisinin yargı operasyonlarıyla de facto felç edilmeye çalışıldığı bir ülkede risk primi (CDS) yükselir, borçlanma pahalılaşır. Mahkeme tanımazların, yenemedikleri rakiplerini hapse attıranların ülkesi olmaktan Türkiye'yi kurtaracağız. Millet kazandı denmeden bu kriz bitmeyecek."
Genel Merkez Yönetimine "Alçak" Ve "Rüşvetçi" Suçlaması
Konuşmasının en sert bölümünü mevcut CHP Genel Merkez binasını elinde tutan ve mahkeme kararıyla yönetime gelen kadrolara ayıran Özgür Özel, "Maalesef şu anda iki tane CHP görüntüsü var" diyerek idari bölünmeyi kurumsal olarak kabul etti. Genel merkez bünyesinde istihdam edilen üst düzey kurmayları sert ifadelerle itham eden Özel, şu iddialarda bulundu:
"Bir tarafta bizlerin polis zoruyla dışarı atıldığı baba ocağında haksız mahkeme kararıyla oturanlar, diğer tarafta Gazi’nin meclis çatısı altında partisine sahip çıkanlar var. Genel merkezdeki basın danışmanı bu partinin evladı değildir, yalanları köpürten biridir; sizin aidatlarınızla alınan arabalara 'haram mal' diyecek kadar yerin dibine geçmiştir. Her gün yeni bir butlan kovalayanlar, yalancı şahit ayarlayanlar, partinin kanını emenler bizim hukuki başvurularımızı geri çekmeye çalışıyor. Benim suçüstü yaptığım, ev hapsi alan bir avukat şimdi partinin çatısında keyif yapıyor. İftiracı, rüşvetçi alçaklar genel merkezde oturuyor. Partililerimizin acısıyla dalga geçenler, namusuna iftira atanlar şimdi baba evinde göbek atıyor."
Meclis’e Sığınışımız Bir Milattır
Mevcut idari krizin ve parti içi vesayet odağı kurma girişimlerinin örgüt tabanı tarafından bozulduğunu kaydeden Özgür Özel, delegelerin başlattığı olağanüstü kurultay imza sürecine atıfta bulunarak meclis grubunun durduğu yerin yasal ve siyasal meşruiyetin tek merkezi olduğunu savundu. Özel, "Dolu altında yürüyen on binlerin sahip çıkışı bir milattır. Biz o yürüyüşle, kara düzenle iş birliği yapanları arkamızda bırakarak gerçek ikiktidar yürüyüşüne başladık" diyerek kurultay delegelerinin noter onaylı iradesiyle partideki iki başlılığın en kısa sürede hukuken ve siyaseten tasfiye edileceğini ilan etti.




