İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlenen Siyaset Akademisi'nin ikinci dönem açılışında, Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi atmosferi ve demokratik değerlerin korunması gerektiğini vurgulayan kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi. Siyaseti, dünyayı doğru okuma, milleti anlama ve devlet aklını kavrama sanatı olarak tanımlayan Dervişoğlu, yaşanılan dönemin belirsizliklerle dolu olduğunu ve küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiğini ifade etti. Bu süreçte siyasetçilerin propaganda ile hakikati, manipülasyon ile bilgiyi birbirinden ayırt etmesi gerektiğini belirten İYİ Parti Lideri, otoriterleşme sarmalına karşı uyarılarını yineledi.
Kayyum Anlayışı Siyasetin Askıya Alınmasıdır
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde kayyum uygulamalarına değinen Müsavat Dervişoğlu, demokrasinin usullerinin yenilenebileceğini ancak hiçbir diktatörlük niyetinin milli irade söylemiyle masumlaştırılamayacağını belirtti. "Bir ülkede seçimin yerini atamanın, rekabetin yerini müdahalenin aldığı bir düzen siyasetin askıya alınmasıdır" diyen Dervişoğlu, bu durumu "siyasetsizlik durağı" olarak tanımladı. İYİ Parti'nin duruşunu net bir şekilde ortaya koyan Genel Başkan, "Kime yönelirse yönelsin, hangi partiye, hangi belediyeye, hangi siyasi iradeye yapılırsa yapılsın, milletin tercih hakkını yok sayan kayyum anlayışına karşı olmak bizim temel ilkelerimizin doğal bir gereğidir" ifadelerini kullandı.
Sözüyle Özü Bir Olan Kadrolar Yetiştireceğiz
Siyaset Akademisi'nin yalnızca teorik bir eğitim programı olmadığını, bilgiyi sorumluluğa dönüştürme çabası olduğunu ifade eden Dervişoğlu, genç siyasetçilere önemli mesajlar verdi. Türkiye'nin sadece yeni yüzlere değil, vicdanlı, edebi ve ahlaki sorumluluk sahibi kadrolara ihtiyacı olduğunu belirten İYİ Parti Lideri, şu sözlerle konuşmasını noktaladı: "Biz devlet ile millet arasındaki akdin muhafızlarıyız. Hukuk ile hürriyet, güvenlik ile demokrasi arasında denge kuranlarız. Türkiye'nin ihtiyacı olan; sözüyle özü bir olan, kopan toplumsal bağları onarabilecek, parçalanan güveni yeniden tesis edecek kadrolardır." Dervişoğlu, Siyaset Akademisi'nin bu vizyonla geleceğin sorumluluk sahibi siyasetçilerini yetiştirmeyi hedeflediğini sözlerine ekledi.




