İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası kapsamında halihazırda tutuklu bulunan İBB Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, siyaset gündemine adeta bomba gibi düşen çarpıcı bir video yayınlayarak seçim takvimine dair çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Kendi dijital platformu üzerinden takipçileriyle buluşturduğu ve içeriğine Konsensüs Çatlatma adını verdiği detaylı analizinde Ongun, yargı süreçleri ile siyasi stratejiler arasındaki kopmaz bağa dikkat çekti. Uzun yıllara dayanan gazetecilik ve siyasi danışmanlık tecrübelerinden süzdüğü izlenimlerini aktaran isim, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi arenada daha önce sonuç aldığı ve başarılı bulduğu yöntemleri muhakkak yeniden devreye soktuğunu vurguladı. Ongun'a göre, siyasette kazandıran oyun planlarından asla taviz vermeyen bu anlayış, önümüzdeki dönemin siyasi yol haritasını okumak isteyenler için de en büyük şifreleri barındırıyor.
Yargı Süreçlerindeki Şaşırtıcı Zamanlama Benzerlikleri
Siyasi davalar ile seçim takvimleri arasındaki zamanlamalara mercek tutan Ongun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen dava kararı ile Cumhuriyet Halk Partisi kurultayına yönelik başlatılan mutlak butlan davası arasındaki sarsıcı paralellikleri tek tek gözler önüne serdi. Her iki hukuki sürecin de ilgili siyasi aktörlerin seçilmelerinden tam otuz ay sonra karara bağlandığını ve eylemlerden on sekiz ay sonra davaların açıldığını belirten Ongun, yargı mekanizmasındaki bu kusursuz senkronizasyonun bir tesadüf olamayacağını savundu. Gerek İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığı ihtimalini tamamen engelleyen kararda gerekse Özgür Özel'i siyasi zeminde çatısız ve korunaksız bırakmayı hedefleyen butlan davasında, mahkeme kademelerinde yapılan kritik değişikliklerle hedeflenen sonucun elde edildiğine dikkat çekildi. Ortaya çıkan bu karmaşık hukuki ve siyasi tablonun nihai kazananlarının ve kahramanlarının ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu ifade eden Ongun, siyaset mühendisliğinin ulaştığı boyutu son derece çarpıcı bir şekilde özetledi.
Siyasette Altı Ay Kuralı Ve Kasım 2026 Hedefi
Zamanlamanın siyasetteki belirleyici ve yıkıcı gücüne özel bir vurgu yapan deneyimli iletişimci, yaklaşan tehlike çanları konusunda muhalefet cephesini oldukça net sözlerle uyardı. Kazandıran planla oynamayı seven iktidar aklının, İmamoğlu hakkındaki o kritik yargı kararını seçime tam altı ay kala aldırdığını hatırlatan Ongun, mevcut butlan davasındaki karardan altı ay sonrasının ise 2026 yılının kasım ayına denk geldiğine dikkat çekerek yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bu matematiksel hesabın sadece bir takvim yaprağı olmadığını, aksine gören gözler için siyaset sahnesinde çok belirgin emarelerin ortaya çıktığını ifade eden Ongun, tüm siyasi stratejilerin ve toplumsal hazırlıkların seçim sandığına sadece 6 ay kalmış gibi büyük bir ciddiyetle ve aciliyetle planlanması gerektiğinin altını kalın çizgilerle çizdi.
Düşene Son Tekme Vurulur Muhalefete Hazırlık Çağrısı
Siyasi öngörülerini seçmen psikolojisi ve siyasetin yazılı olmayan altın kurallarıyla harmanlayarak noktalayan Ongun, sandık başına gidecek vatandaşların son dakika sürprizlerinden hiçbir zaman hoşlanmadığını belirtti. Alelacele belirlenen kurtarıcı adayların, son virajda yapılan ani parti değişikliklerinin ve başka partilerin listelerinden seçime girme gibi karmaşık triklerin seçmen nezdinde her zaman ters teptiğini hatırlatan Ongun, muhalefetin bu tür stratejik hatalardan kesinlikle kaçınması gerektiğini vurguladı. Son olarak siyasetin acımasız doğasına dair iddialı bir tespitte bulunan Ongun, hiçbir rasyonel ve güçlü siyasi liderin, yargı mekanizması aracılığıyla alt ettiği siyasi rakibine yeniden toparlanması ve güç toplaması için yirmi ay gibi uzun bir süre tanımayacağını savundu. Bunun yerine siyasette düşen rakibe son tekmeyi vurmanın tercih edileceğini belirten isim, muhalefet bloğunun bu zorlu psikolojik ve hukuki savaşa şimdiden en güçlü şekilde hazır olması gerektiğini ifade ederek sözlerini tamamladı.



