Peki, tozlu yollardan geçilerek Ankara’nın bozkırında açılan o ilk Meclis’e nasıl gelindi? İşte adım adım 23 Nisan süreci:
1. İşgalden Direnişe: İlk Kıvılcımlar
Birinci Dünya Savaşı sonrası Anadolu’nun dört bir yanının işgal edilmesi, Türk milletini var olma savaşına itti. 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan bu yürüyüş, Amasya Tamimi ile şu tarihi kararı dünyaya duyurdu:
"Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır."
Bu cümle, saltanatın yerine halkın iradesinin geçeceğinin ilk resmi habercisiydi.
2. Erzurum ve Sivas Kongreleri: Milli Misak’ın Sınırları
Erzurum ve Sivas’ta toplanan delegeler, manda ve himayeyi reddederek "Milli Sınırlar" kavramını netleştirdi. İstanbul’daki Meclis-i Mebusan’ın dağıtılması ve İstanbul’un resmen işgali (16 Mart 1920), Ankara’yı artık milli mücadelenin tek güvenli limanı ve merkezi haline getirdi.
3. Ankara’da Büyük Buluşma: Meclis Açılıyor
Mustafa Kemal Paşa’nın çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanından seçilen temsilciler, zorlu şartlar altında Ankara’ya ulaştı. 23 Nisan 1920 Cuma günü, Hacı Bayram Camii’nde kılınan namazın ardından dualarla, bugün müze olan Ulus’taki o mütevazı binada Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) açıldı.
Tarihi Karar: Meclis’in açıldığı gün, halkın kendi kaderini tayin etme yetkisi resmen ilan edildi.
Hükümet Kuruluyor: Meclis başkanı seçilen Mustafa Kemal, "Meclis’in üzerinde hiçbir güç yoktur" diyerek yeni devletin yönetim biçimini belirledi.
4. Egemenlikten Bayram’a: Çocuklara Armağan
Bu tarihi gün, önce 1921’de "23 Nisan Milli Bayramı" olarak kabul edildi. Ancak Mustafa Kemal Atatürk, bu bayramın geleceğin teminatı olan çocuklarla kutlanmasını istedi. 1929 yılında çocuklara armağan edilmesiyle birlikte, bu kutlu gün dünyadaki tek çocuk bayramı olarak tarihe geçti.
Bugün, 23 Nisan sadece TBMM'nin açılışını değil; aynı zamanda barışın, sevginin ve özgürlüğün sembolü olarak kutlanıyor. Ankara’da yanan o ilk meşale, bugün milyonlarca çocuğun gözlerindeki ışıkla parlamaya devam ediyor.
Yaşasın Ulusal Egemenlik, Yaşasın Çocuklar!






