Türkiye’de doğurganlık oranındaki düşüş ve nüfusun yaşlanması, uzun vadeli nüfus politikalarını yeniden gündeme taşıdı.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Selim Yurdakul, nüfus yapısındaki değişimin yalnızca sosyal politikalar kapsamında değil, ülkenin ekonomik kapasitesi, iş gücü, sosyal güvenlik sistemi ve millî güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek 20 maddelik politika önerisini kamuoyuyla paylaştı.
Yurdakul, 8 Ekim 2026 tarihli açıklamasında nüfusun bir ülkenin geleceğini şekillendiren temel unsurlardan biri olduğunu vurguladı. Bugün dünyaya gelen çocukların gelecekte üretimden bilime, sağlık hizmetlerinden savunmaya kadar birçok alanda görev üstleneceğini belirten Yurdakul, demografik değişimin kısa vadeli siyasi yaklaşımlarla değil, uzun soluklu bir devlet stratejisiyle ele alınması gerektiğini ifade etti.
“KAYBEDİLEN DEMOGRAFİK ZAMAN GERİ ALINAMAZ”
Nüfus politikalarının sonuçlarının ancak 20, 30 veya 50 yıl sonra görülebildiğine dikkati çeken Yurdakul, bugün atılmayan adımların gelecekte önemli sorunlara yol açabileceğini kaydetti.
“Kaybedilen demografik zaman ise hiçbir bütçeyle geri alınamaz.” değerlendirmesinde bulunan Yurdakul, nüfus meselesini Türk milletinin geleceğini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünü doğrudan ilgilendiren stratejik bir beka konusu olarak gördüklerini belirtti.
DOĞURGANLIK ORANI 1,42'YE GERİLEDİ
Türkiye'nin nüfus yapısındaki değişime ilişkin verileri paylaşan Yurdakul, toplam doğurganlık hızının 2001'de 2,38 iken 2025'te 1,42'ye düştüğünü bildirdi. Geçen yıl ülkede 895 bin 374 canlı doğum gerçekleştiğini aktaran Yurdakul, nüfusun kuşaklar boyunca kendini yenileyebilmesi açısından kabul edilen 2,1 seviyesinin önemine işaret etti. Türkiye'nin dokuz yıldır bu eşiğin altında bulunduğunu belirten Yurdakul, 2025'te 76 ilin doğurganlık hızının 2,10'un, 59 ilin ise 1,50'nin altında kaldığını ifade etti.

YAŞLI NÜFUSUN PAYI YÜZDE 11,1'E ÇIKTI
Demografik dönüşümün yalnızca doğum sayılarındaki azalmayla sınırlı olmadığını vurgulayan Yurdakul, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının da arttığına dikkati çekti.
Türkiye'de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun oranının 2023'te yüzde 10,2'ye, 2025'te ise yüzde 11,1'e yükseldiğini belirten Yurdakul, yaşlı nüfusun 9 milyon 583 bine ulaştığını kaydetti.
Yurdakul, daha az çocuğun dünyaya geldiği ve ileri yaş gruplarının toplam nüfus içindeki ağırlığının arttığı bu sürecin, gelecekte iş gücü, üretim kapasitesi ve sosyal güvenlik sistemi üzerinde etkiler oluşturabileceğini ifade etti.
Doğurganlık hızının uzun süre düşük seyretmesinin kuşakların kendini yenilemesini zorlaştırabileceğini belirten Yurdakul, meselenin yalnızca bugünkü nüfus büyüklüğüyle sınırlı olmadığını, gelecek yıllarda çocuk, genç, çalışan ve yaşlı nüfus arasındaki dengenin de önem taşıdığını dile getirdi.
MHP'DEN 20 MADDELİK AKTİF PRONATALİST POLİTİKA ÖNERİSİ
Yurdakul, aktif pronatalist politikaların yalnızca vatandaşları daha fazla çocuk sahibi olmaya teşvik etmekten ibaret olmadığını belirtti. Bu yaklaşımın, aile kurmak ve çocuk sahibi olmak isteyenlerin karşılaştığı ekonomik, mesleki, barınma, eğitim, sağlık ve bakım kaynaklı engellerin azaltılmasını gerektirdiğini ifade etti.
MHP'nin açıkladığı 20 maddelik öneri paketi, ailelerin ekonomik olarak desteklenmesinden çalışma hayatının düzenlenmesine, sağlık hizmetlerinden şehir planlamasına kadar farklı alanları kapsıyor.
1. Uzun vadeli nüfus stratejisi
Nüfus politikalarının tek bir bakanlığın sorumluluğuna bırakılmaması; eğitim, ekonomi, adalet ve şehircilik politikalarıyla uyumlu, kurumlar arası koordinasyona dayanan uzun vadeli bir devlet stratejisi oluşturulması önerildi.
2. Çalışan annelere doğum desteği
Doğum öncesinde 2 ay, doğum sonrasında 6 ay ücretli izin verilmesi, takip eden 6 ayda esnek veya uzaktan çalışma imkânı sağlanması ve süt izninin düzenlenmesi istendi. Ayrıca talep eden annelere 2 yıla kadar ücretsiz izin, işe dönüş güvencesi ve iş yerinde mobbinge karşı koruma sağlanması önerildi.
3. İş yerlerinde kreş imkânı
Belirli büyüklüğün üzerindeki iş yerlerinde kreş açılması, küçük işletmeler için ortak bölgesel kreş modellerinin geliştirilmesi ve süt odalarıyla okul öncesi bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması önerildi.
4. İlçe bazında kreş ve gece bakım merkezleri
İlçelerde kreşlerin ve ihtiyaç duyulan bölgelerde gece bakım merkezlerinin kurulması, bu hizmetlerin çalışma hayatının gerçek saatlerine uygun biçimde düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
5. Çocuk başına düzenli maddi destek
Çocuk yardımlarının düzenli, öngörülebilir ve ailelerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde olması; destek miktarlarının çocuk sayısına göre kademeli artırılması önerildi.
6. Enerji faturalarında çocuk indirimi
Çocuklu ailelere elektrik, doğal gaz ve su faturalarında çocuk sayısına göre indirim uygulanması teklif edildi.
7. Aile dostu vergi politikası
Çocuk sayısını dikkate alan vergi teşviklerinin geliştirilmesi, üç ve daha fazla çocuklu ailelere gelir vergisi muafiyeti sağlanması ve ilk taşıt alımında ÖTV indirimi uygulanması önerildi.
8. Ev içi bakım emeğine sosyal güvence
Çalışmayan ve çocuk bakımını üstlenen annelerin sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanması ve emeklilik haklarının güvence altına alınması istendi.
9. Yeni evleneceklere finansman ve kira desteği
Evlenmek isteyen gençlere uzun vadeli, faizsiz evlilik finansmanı sağlanması ve 3 yıl süreyle kira desteği verilmesi önerildi.
10. Evi olmayan çiftlere konut desteği
Konut sahibi olmayan ve sosyoekonomik açıdan risk altında bulunan çiftlerin ev sahibi olabilmesi için uzun vadeli, faizsiz konut finansmanı oluşturulması teklif edildi.

11. Babalık ve ebeveynlik izinleri
Kamu ve özel sektörde babalık izinlerinin verilmesi ve sürelerinin artırılması, babaların çocuk bakımına daha aktif katılımını sağlayacak düzenlemeler yapılması önerildi.
12. Aile danışmanlığı ve sağlık hizmetleri
Aile sağlığı merkezlerinde danışmanlık birimlerinin kurulması, evlilik öncesi danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve anne adaylarına sağlık hizmetlerinde öncelik verilmesi istendi.
13. Üreme sağlığı konusunda bilgilendirme
Doğurganlık yaşı ve üreme sağlığına ilişkin bilimsel bilgilendirme programları düzenlenmesi, özellikle 35 yaş öncesindeki doğurganlığın önemi konusunda toplumsal farkındalık oluşturulması önerildi.
14. İnfertilite tedavisine kamu desteği
Tüp bebek ve yardımcı üreme tedavilerinde kamu desteğinin genişletilmesi, yaş ve klinik uygunluk kriterlerinin bilimsel veriler doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi istendi. Öneride, infertilite tedavilerine yönelik kamu desteğinde yaş sınırının 45'e çıkarılması da yer aldı.
15. Eğitim ve aile hayatının birlikte yürütülmesi
Yüksek lisans ve doktora eğitimi alan evli gençlere daha yüksek burs, uygun fiyatlı konut veya 1+1 daire ve yurt imkânları sağlanması önerildi. Böylece gençlerin eğitim ile aile kurma arasında seçim yapmak zorunda kalmaması hedeflendi.
16. Eğitim sürelerinin gözden geçirilmesi
Uzayan eğitim sürelerinin yeniden değerlendirilmesi, uygun alanlarda sürelerin kısaltılması ve meslek liselerinin güçlendirilmesi teklif edildi.
17. Aile dostu şehirler ve bölgesel kalkınma
İş, konut, kreş, okul ve sosyal yaşam alanlarının birlikte planlandığı yerleşim modellerinin geliştirilmesi önerildi. Ayrıca gençlerin bu bölgelere yönlendirilmesi ve aile kurmalarının desteklenmesi amacıyla modern köy-şehir modellerinin oluşturulması istendi.
18. Aile bilinci ve medya sorumluluğu
Aile ve evlilik bilincini güçlendirecek eğitim kampanyaları, ebeveynlik eğitimleri ve aile içi iletişim seminerlerinin yaygınlaştırılması önerildi. Aile değerlerine zarar verdiği değerlendirilen içeriklere yönelik denetimin güçlendirilmesi de teklif edildi.
19. Üç ve daha fazla çocuklu ailelere temel destek
Üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelerde çocuk bezi ve mama gibi temel bakım ürünlerinin vergi yükünün kaldırılması, ulaşım ve kültürel etkinliklerde aile indirimleri uygulanması önerildi.
20. Ulusal demografik veri izleme sistemi
Evlilik ve doğurganlık eğilimlerinin düzenli takip edilebilmesi için ulusal ve bölgesel veri izleme sistemlerinin kurulması teklif edildi.
AİLE KURUMU ÇALIŞTAYI VURGUSU
Yurdakul, politika önerilerinin daha önce yürütülen bilimsel çalışmaların devamı niteliğinde olduğunu belirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin himayelerinde gerçekleştirilen Aile Kurumu Çalıştayı için yaklaşık 120 günlük hazırlık, saha araştırması ve bilimsel istişare süreci yürütüldüğünü aktardı.
14-15 Eylül 2024'te yapılan nihai çalışma toplantılarına 142 akademisyen, bilim insanı ve uzmanın katıldığını bildiren Yurdakul, aile kurumunun 12 ayrı çalışma masasında farklı yönleriyle ele alındığını kaydetti.
Çalıştay kapsamında demografik değişim, doğurganlık, evlilik, boşanma, hane büyüklüğü, çocuk sayısı, üreme sağlığı ve Türk aile yapısındaki dönüşüm gibi konuların incelendiğini belirten Yurdakul, çalışmaların üç ciltlik bir kurumsal hafızaya dönüştürüldüğünü ifade etti.
“DEMOGRAFİ SEÇİM DÖNEMLERİYLE DEĞİL, NESİLLERLE ÖLÇÜLÜR”
Açıklamasının sonunda nüfus politikalarının kısa vadeli hedeflerle sınırlandırılmaması gerektiğini vurgulayan Yurdakul, MHP'nin yaklaşımının Türk devlet geleneği, millî değerler ve stratejik öncelikler doğrultusunda şekillendiğini belirtti.
Yurdakul, Bahçeli'nin ortaya koyduğu “Güçlü Türk Aile Yapısı, Sağlıklı Toplum ve Lider Ülke Türkiye” anlayışı çerçevesinde aile kurumunun korunması, güçlendirilmesi ve geleceğe hazırlanmasının millî bir sorumluluk olduğunu kaydetti.




