Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, gerçekleştirdiği “Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm” sunumunda, para politikasına yönelik yol haritasını net bir şekilde ortaya koydu. Dezenflasyon sürecinin devam ettiğini belirten Karahan, jeopolitik risklere ve enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere dikkat çekerek, fiyat istikrarı hedeflerinden sapma olması durumunda ilave sıkılaşma adımlarının atılacağının sinyalini verdi.
Fiyat İstikrarı İçin 'İhtiyatlı' Duruş
Haziran 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 32,1 seviyesine gerilediğini ifade eden Başkan Karahan, sürecin kararlılıkla devam edeceğini belirtti. Para Politikası Kurulu'nun kararlarını her toplantı bazında, enflasyonun ana eğilimi ve beklentileri gözeterek aldıklarını vurgulayan Karahan, şu kritik ifadeyi kullandı:
"Para politikası kararları enflasyon görünümüne odaklanılarak toplantı bazında ihtiyatlı şekilde alınacaktır. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin şekilde sapması halinde para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır."
Ekonomide Dengelenme Sinyalleri
Sıkı finansal koşulların etkisiyle ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın planlandığı şekilde ilerlediğine işaret eden TCMB Başkanı, özellikle perakende satışlar ve kartlı harcamalarda görülen gerilemenin "ekonomideki dengelenme" sürecini desteklediğini dile getirdi. Otomobil satışları ve dayanıklı tüketim harcamalarındaki düşüş, kapasite kullanım oranlarının tarihsel ortalamaların altına inmesiyle birleşince, iç talepteki yavaşlamanın somutlaştığı gözlemlendi.
Rezervlerde Rekor Seviyeler
Sunumda dikkat çeken bir diğer başlık ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın güçlenen rezerv pozisyonu oldu. 3 Temmuz 2026 verilerine göre:
-
160 Milyar Dolara ulaştı.
-
40 Milyar Dolara yükseldi.
Bu rakamlar, piyasalardaki güven ortamının güçlendiğine ve dış kırılganlıklara karşı Türkiye’nin elinin kuvvetlendiğine işaret ediyor.
Hizmet Enflasyonunda Dezenflasyon Desteği
Karahan, kira ve eğitim gibi hizmet sektöründeki katılıkların yavaş yavaş kırılmaya başladığını, bunun da dezenflasyon sürecini destekleyen en önemli unsurlardan biri olduğunu belirtti. Jeopolitik gerilimlerin manşet enflasyon üzerinde yarattığı "arz şokları" gecikmelere yol açsa da, hanehalkı ve reel sektörün enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin sürdüğü ifade edildi.
Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde fiyat istikrarına giden yolda, jeopolitik gelişmeleri ve küresel piyasa hareketlerini yakından takip ederek ihtiyatlı politikasını koruması bekleniyor.



