Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından 'İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü' dolayısıyla ‘Korkma! Gençliğin Ruhu Burada’ temasıyla milli ve manevi değerlerin benimsenmesi, tarih bilincinin geliştirilmesi ve milli aidiyet duygusunun güçlendirilmesi amacıyla, 6 ayrı kategoride yarışma düzenlendi. Yarışmalar, birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilkokullar arası resim yarışması, adını Mehmet Akif Ersoy'dan alan ilkokul ve ortaokullar arası resim yarışması, 6’ncı sınıflar arasında İstiklal Marşı kıta bazlı resim yarışması, 5’inci sınıflar arasında İstiklal Marşı'nı güzel okuma yarışması, 7’nci sınıflar arasında kompozisyon yazma yarışması ve 8’inci sınıflar arasında mektup yazma yarışması olmak üzere farklı alanlarda gerçekleşti. Eser değerlendirme komisyonlarının çalışmaları sonucunda, Türkiye genelinden öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen yarışmalarda dereceye girenler belirlendi.
ÖDÜLLER VERİLECEK
Sınıf öğretmeni Ahmet Taşkıran’ın duyurusunun ardından mektup dalında yarışmaya katılmaya karar veren Midyat Vali Kemal Nehrozoğlu Ortaokulu 8’inci sınıf öğrencisi Melek Meryem Aktaş, kaleme aldığı mektupla jüri tarafından birinciliğe layık görüldü. Başarının ardından okul idaresi ve öğretmenler Aktaş’ı tebrik etti. Ödüller, 12 Mart'ta MEB Şura Salonu'nda düzenlenecek programla verilecek.Okul Müdürü Eyüp Yahaç, Melek Meryem’in başarısının kendilerini onurlandırdığını ifade ederek, “Melek Meryem Aktaş öğrencimizle gurur duyuyoruz, onurluyuz. Bu başarıların hem akademik alanda hem sosyal alanda gelmesi hem öğretmenlerini hem de okul camiasını gerçekten mutlu etmiştir. Kendi öğrencimize bu anlamda ileride de başarılar diliyoruz, tebrik ediyoruz” dedi.
ÖĞRETMENİMİN ANLATTIĞI HİKAYEDEN ETKİLENDİM
Melek Meryem Aktaş, duygularını ifade ederek, “Bir gün sınıf öğretmenim Ahmet Taşkıran, bize bu yarışmadan bahsettiğinde, Mehmet Akif Ersoy’un hayatını anlattı. Ben de bu hikayeden çok etkilendim ve kendi fikirlerimi de ortaya koyarak bir mektup yazdım. Birinci oldum, mutluyum, gururluyum. Öğretmenlerime ve her zaman yanımda olan aileme teşekkür ediyorum” diye konuştu.
ÖDÜL ALAN MEKTUP
Aktaş’ın kaleme aldığı mektupta ise şu cümleler yer aldı;
“Vatan Şairimiz, Büyük Üstadım,
Ben 13 yaşında, her sabah okul bahçesinde bayrağımıza bakarken göğsü gururla kabaran, geleceğin sınıf öğretmeni adayı Melek Meryem Aktaş. Size bu mektubu, yazdığınız o eşsiz destanın en görkemli mührü ve en sarsılmaz haykırışı olan 10’uncu kıtanın kalbimdeki sonsuz yankısıyla yazıyorum. Siz, o muazzam finalde bizlere şu beş dizeyle seslenmiştiniz:
"Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır Hakk'a tapan, milletimin istiklal!"
Üstadım, siz bu satırları yazarken aslında yüzyıl sonrasından benim gibi büyük idealleri olan bir Türk kızının elinden tuttunuz. Bugün özgürce ders çalışabiliyorsam, geleceğe dair umutlar besleyebiliyorsam bu sizin 10’uncu kıtada müjdelediğiniz o ‘hürriyet’ ve ‘helal edilmiş kanlar’ sayesindedir. Son kıta beşinci dizedeki o kesin hükmünüz, benim bugün bu topraklarda başı dik yürümemin en büyük teminatıdır. Benim en büyük hayalim, bir gün öğretmen olarak sınıfıma girdiğimde tahtaya o sönmez seslenişiniz olan ‘Korkma!’ kelimesini yazmaktır. Öğrencilerime matematiği, Türkçeyi öğretmeden önce; bağımsızlığımızın bir lütuf değil, milletimizin en doğal ‘hakkı’ oluğunu anlatacağım. Onlara senin mısralarınla, bu bayrağın neden sonsuza kadar dalgalanması gerektiğini ve Türk milletine asla ‘yok oluş’ kelimesinin yakışmayacağını ilmek ilmek işleyeceğim. Yarışmamızın adı gibi; ‘Korkma, gençliğin ruhu burada!’ evet, üstadım o ruh benim tertemiz kalemimde ve gelecekte sınıflarda yankılanacak olan sesimde yaşıyor. 10’uncu kıtadaki o ebedi istiklal sözünü, yetiştireceğim aydınlık nesillerle sonsuza dek koruyacağıma söz veriyorum. Bize bağımsızlığı bir onur, bir kimlik ve bir ‘hak’ olarak bıraktığınız için minnettarız. Emanetiniz; bir Türk kızının vizyonunda güvendedir. Ruhunuz şad olsun! Sonsuz saygı ve minnetle.”




