Radyo ve Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği ile Türk Sanat Müziği ve Saz Sanatçıları İcracıları Meslek Birliği arasında varılan mutabakat, medya sektöründe "Telif Barışı" dönemini resmen başlattı. Yerel ve bölgesel radyoların uzun süredir belini büken telif ihtilafları ve dava süreçleri, bu tarihi anlaşmayla son buluyor.
153 Radyonun Dava Süreçleri Durduruldu
RATEM Başkanı Vedat Gündoğan ve TSMB Başkanı Mustafa Demir’in öncülüğünde gerçekleşen görüşmeler neticesinde, sektörde rahatlama sağlayacak kritik kararlar alındı:
-
İlk etapta telif ihtilafları nedeniyle yargıya taşınmış olan 153 radyo hakkındaki dava süreçleri, icra takipleri ve arabuluculuk işlemleri durduruldu.
-
Anlaşma, sadece dava süreçlerini değil, RATEM üyesi yaklaşık 800 yerel ve bölgesel radyonun 2026 yılı lisans yükümlülüklerini de kapsayacak şekilde genişletildi.
-
Yayıncılar üzerindeki hukuki ve mali yüklerin kaldırılmasıyla, radyoların yayın kalitesini artırmaya, dijital dönüşüme ve istihdama daha fazla kaynak ayırabilmesinin yolu açıldı.
Yayıncılarımızın Adliye Koridorlarındaki Yükünü Kaldırdık
İmza töreninde konuşan RATEM Başkanı Vedat Gündoğan, göreve gelirken verdikleri sözü yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti:
"Yerel radyolarımız, kültürel zenginliğimizin teminatıdır. Yayıncılarımızı adliye koridorlarından kurtararak, onları tekrar yayınlarına odaklanabilecekleri bir huzur ortamına kavuşturduk. RATEM yönetimi olarak maaş veya huzur hakkı almadan, tamamen yayıncılarımızın haklarını savunmaya odaklandık. Bu, sektörümüzde uzlaşı kültürünün zaferidir."
Telif Barışı Tüm Sektöre Yayılacak
RATEM yönetimi, bu stratejik ortaklığı tüm müzik meslek birlikleriyle genişleterek kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün desteklediği bu süreç, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda, eser sahiplerinin haklarını korurken aynı zamanda yayıncıların mağduriyetini engelleyen "insan odaklı" bir model olarak tanımlanıyor.
Bu tarihi uzlaşı, sadece bir borç yapılandırması değil; sanatçı ile yayıncıyı karşı karşıya getiren hukuki ihtilafları "ortak akıl" ile çözmeyi amaçlayan yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor.




