Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son veriler, bölgede süregelen çatışmaların vardığı yıkıcı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. 2 Mart tarihinde başlayan askeri operasyonların bilançosu, her geçen gün artan sivil kayıplarla birlikte karanlık bir tabloya dönüştü. Bakanlığın yaptığı resmi açıklamada, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 3 bin 912 seviyesine ulaştığı teyit edildi.

Sağlık Altyapısı Tamamen Çökme Riskiyle Karşı Karşıya

Sadece sivil kayıplarla değil, aynı zamanda ülkenin sağlık sistemine vurulan ağır darbelerle de gündeme gelen bu süreçte, hastaneler ve ilk yardım ekipleri adeta birer hedef haline geldi. Bakanlık raporlarına göre, süreç boyunca sağlık çalışanlarına yönelik tam 172 ayrı saldırı kaydedildi. Bu saldırıların sonucunda 133 sağlık personeli görev başındayken yaşamını yitirdi, 402 çalışan ise ağır yaralandı.

Saldırılar yalnızca personelle sınırlı kalmadı; fiziksel altyapı da büyük hasar gördü. Ülke genelinde 173 ambulansın kullanılamaz hale geldiği, 17 hastanenin ciddi hasar aldığı ve 3 büyük sağlık merkezinin ise tamamen hizmet veremez duruma geldiği vurgulandı. Özellikle 247 çocuk ve 366 kadının hayatını kaybetmiş olması, bölgedeki insani krizin boyutlarını tarif edilemez bir noktaya taşıdı.

Diplomatik Süreçler Sahadaki Gerçeklerin Gölgesinde

Bölgede 17 Mayıs tarihinden itibaren yürürlükte olan ve 45 gün süreyle uzatılan ateşkes mutabakatlarına rağmen, İsrail ordusunun operasyonlarını durdurmaması dikkat çekiyor. Sadece 19 Haziran günü, güney bölgelerine düzenlenen hava saldırılarında 18 sivilin daha hayatını kaybetmesi ve 33 kişinin yaralanması, sahada mevcut bir "çatışmasızlık" ortamının tesis edilemediğini kanıtlıyor.

JD Vance'ten İsrailli Bakanlara Tokat Gibi Sözler
JD Vance'ten İsrailli Bakanlara Tokat Gibi Sözler
İçeriği Görüntüle

Yerinden edilenlerin sayısı ise 1 milyonu aşmış durumda. Evlerini terk etmek zorunda kalan binlerce aile, temel insani ihtiyaçlara erişim noktasında büyük zorluklar yaşıyor. Uluslararası kamuoyu ise her geçen gün daha da ağırlaşan bu insani drama karşı sessizliğini korumaya devam ediyor. Bölgedeki gözlemciler, diplomatik girişimlerin artık sahada bir karşılığının kalmadığını ve acil bir insani koridorun açılmasının hayati önem taşıdığını belirtiyor.