Gayrimenkul sektöründe uzun süredir beklenen hareketlilik, yerini yeni bir denge arayışına bıraktı. TÜİK tarafından açıklanan Mayıs 2026 verileri, konut ve iş yeri satışlarında genel bir daralmaya işaret ederken, piyasa uzmanları bu durumu alıcılar için "stratejik bir fırsat dönemi" olarak nitelendiriyor.
Rakamlarla Piyasadaki Düşüş: Neler Değişti
Mayıs ayında Türkiye genelinde konut satışları, geçen yılın aynı dönemine göre belirgin bir ivme kaybı yaşadı. Verilere göre:
-
İlk El Konut Satışları: %27,9 azalarak 30 bin 196 seviyesine indi.
-
İkinci El Konut Satışları: %32,7 düşüşle 63 bin 137 olarak gerçekleşti.
Toplam satışlar içerisinde ikinci el konutların payı %67,6 ile dominantlığını korurken, ipotekli satışlardaki sınırlı düşüş (%2,8) piyasadaki finansman erişiminin bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.
Yabancı Yatırımcı İlgisinde "Soğuma" Sürüyor
Yabancılara yapılan konut satışlarında gerileme trendi Mayıs ayında da devam etti. Geçen yılın aynı ayına göre %27’lik bir düşüşle 1.387 konutta kalan yabancı satışları, toplam pazarın sadece %1,5’ini oluşturdu.
-
En Çok Konut Alanlar: Rusya Federasyonu vatandaşları 268 adetle zirveyi bırakmazken, onları İran ve Ukrayna vatandaşları takip etti.
İş Yeri Piyasasında Çift Haneli Kayıplar
Konut sektöründeki daralma, ticari gayrimenkul tarafında da benzer bir tablo sergiledi. İlk el iş yeri satışları %24,8, ikinci el iş yeri satışları ise %33,1 oranında geriledi. İlginç bir veri olarak, ipotekli iş yeri satışlarının yıllık bazda %22,9 oranında artış göstermesi, ticari alanda bazı yatırımcıların finansman imkanlarını kullanmaya devam ettiğini gösteriyor.
Uzmanlara Göre "Fırsat" Analizi
Piyasa analistleri, satışlardaki bu düşüşün konut stoklarının erimesini yavaşlattığını, bunun da satıcılar üzerinde "fiyatı realize etme" baskısı oluşturduğunu belirtiyor.
-
Satışların azaldığı bu dönemde, gayrimenkul sahiplerinin esneklik gösterme eğiliminin arttığı gözlemleniyor. Nakit gücü olan alıcılar için "pazarlık payı" yükselmiş durumda.
-
Uzmanlar, konutun uzun vadeli güvenli bir liman olma özelliğini koruduğunu ancak doğru lokasyon ve doğru fiyat seçimi konusunda "dikkatli olunması gereken" bir dönemden geçildiğinin altını çiziyor.
TÜİK'in arındırılmış verileri de piyasadaki genel soğumayı teyit ederken, önümüzdeki aylarda açıklanacak kredi düzenlemeleri ve piyasa koşulları, konut sektöründeki bu "fırsat mı, bekle-gör mü" tartışmasının seyrini belirleyecek.





