Prof. Dr. Mehmet Ali Kırpık, "1 ayda erimesi gereken kar kütlesinin bir haftada erimesi ile sonuçlanan bu olay aynı zamanda yer altı sularının oluşumunu engellediği gibi toprağın verimli kısmının erozyona uğramasına neden olmaktadır" dedi.

Kars Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Kırpık, akademisyen ve öğrenciler ile 'Kar Erime Hızının Tespiti' başlıklı bir çalışma gerçekleştirdi. 10 gün süreyle kuzey, güney ve gölgelik yerler ile düz arazilerde kar erime hızıyla ilgili veriler toplandı.

Gaziantep’te Silahlı Kavga: 1 Kişi Hayatını Kaybetti
Gaziantep’te Silahlı Kavga: 1 Kişi Hayatını Kaybetti
İçeriği Görüntüle

HIZLI ERİYEN KARIN FAYDASI YOK

Kar erime hızının iklim bozulmasına bağlı olarak artan hava sıcaklığından kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Kırpık, "Sera gazı salınımıyla ısınan atmosferin etkisini kutuplardaki buzulların erimesiyle görüyoruz. Hava birden ısınıp, birden soğuyor, buna biz iklim bozulması diyoruz. Kars’ta ormanlık alanda, gölgelik bölgede, kuzeyde, güneyde ve düz arazide çalışmamızı tamamladık. Bunun sonuçlarını bilimsel bir rapor olarak sunacağız ancak ilk gözlemlerimiz yağan karın hızla eridiği yönünde olduğu görülmektedir. Hızlı eriyen karın toprağa, derelere, göllere bir faydası olmuyor. Onun için bu hızlı erimeye sebep olan faktörlerin önlenmesi lazım. Biz çalışmamızda bu duruma dikkat çekiyoruz" dedi.

'SERA GAZI' ETKİSİ

Prof. Dr. Kırpık, "Sera gazları yerden uzaya yansıyan ışınlardan bazı yüksek enerjili ışınları yakalayarak, onun enerjisini bünyesinde tutmaktadır. Böylece atmosferde ısınmaya neden olmaktadır. Buzulların erimesi buna en iyi örnektir. Yeşil ve ormanlık alanların azalması, suların kirletilmesi, fosil yakıt tüketimi, anız ve orman yangınları, çevre kirlilikleri gibi birçok faktörler sera gazlarının atmosferde artmasına neden olmaktadır. Sera gazları vasıtasıyla atmosferdeki sıcaklık artışı özellikle yüksek rakımlı coğrafyalarda kar kütlelerini normalden daha hızlı erimesine neden olmaktadır. Bir ayda erimesi gerek kar kütlesinin bir haftada erimesi ile sonuçlanan bu olay aynı zamanda yer altı sularının oluşumunu engellediği gibi toprağın verimli kısmının erozyona uğramasına, suların kirlenmesine, baraj ve göllerin dolmasına, deniz ve okyanuslarda kirliliğe neden olmaktadır" diye konuştu.

YER ALTI SUYU VE KURAKLIK BAĞLANTISI

Doğu Anadolu Bölgesi'ne bu yıl son 10 yılın en çok karının yağdığını ifade eden Prof. Dr. Kırpık, "Yağışın ani ve yoğun olması, erozyon ve su kirliliğine neden olmasına benzer bir durumunda karın erimesiyle oluştuğu söylenebilir. İklim bozulmasına bağlı olarak artan hava sıcaklığı, kar kütlelerinin hızlı eriyerek çok kısa bir sürede tükenmesine neden olmaktadır. Ayrıca kar kütlelerinin hızlı erimesi sonucu sel baskınlarına karşı tedbirli olunması gerektirmektedir. Kar kütlelerinin hızlı değil de ağır ağır eriyerek kar suları ve yağmur sularının toprak tarafından emilmesi ve alt katmanlarına ileterek, yer altı sularının oluşmasına katkı sağlaması beklenir. Böylece yer altı sularının zenginleşmesi sağlanmış olur. Yer altı sularının ortalama seviyesinin azalmasına bağlı olarak birçok, dere, akarsu, doğal kaynak suyu, çay, göl ve gölet kurumuş ya da kurumaya yüz tutmuştur. Bu durma en çarpıcı örnekler arasında tamamen kuruyan Kuyucuk Gölü ile kurumaya yüz tutmuş büyük tatlı su göllerimizden Beyşehir Gölü verilebilir" dedi.

YEŞİL VE ORMANLIK ALANLAR ARTIRILMALI

Kar erime hızının azaltılması için sera gazlarının salınımının azaltılması gerektiğini ifade eden Kırpık, "Yeşil ve ormanlık alanlar artırılmalı. Çayır ve meralar bilinçli kullanılmalı, sular bilinçli tüketilmeli. Tarımsal alanların ergonomik olarak kullanılması, anız ve orman yangınlarının önlenmesi, fosil yakıt kullanımının azaltılması ve karbon ayak izinin azaltılması bu soruna bir çözüm olabilecek" diye konuştu.