İstanbul’un Kaybolan Ruhunu Kadrajına Sığdırdı

1928 yılında İstanbul’un Beyoğlu semtinde dünyaya gelen Ara Güler, özellikle 1950’li ve 1960’lı yılların İstanbul’unu siyah-beyaz karelerle kayıt altına aldı. Sadece kentin tarihi mimarisini ve silüetini değil; sokakları, işçileri, balıkçıları, sokak satıcılarını ve günlük yaşamın en doğal anlarını belgeledi. Şehrin hafızasını ve değişen dokusunu objektifine taşıması, ona hafızalara kazınan “İstanbul’un Gözü” unvanını kazandırdı.

Dünya Liderleri ve Sanat Devleri Kadrajındaydı

Kariyeri boyunca yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası alanda da tarih yazan Güler, dünya siyasetine ve sanatına yön veren pek çok ikonik ismi fotoğrafladı. Kadrajına giren dünyaca ünlü isimler arasında:

gibi kültür, sanat ve politika tarihine damga vurmuş figürler yer aldı.

Afrodisias’ı Dünya Literatürüne Kazandırdı

Anadolu’nun dört bir yanını gezerek kültürel mirası ve kırsal yaşamı belgeleyen Ara Güler, 1958 yılında tesadüfen gittiği Afrodisias Antik Kenti’nde çektiği fotoğraflarla bölgenin dünya çapında tanınmasını ve arkeoloji tarihine kazandırılmasını sağladı.

Müze Seçkilerinde Yer Alan 2 Milyon Eserlik Dev Miras

Yaşamı boyunca Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü de dahil olmak üzere sayısız ödüle layık görülen usta sanatçının eserleri; Paris Ulusal Kitaplığı, George Eastman Müzesi (ABD), Sheldon Koleksiyonu ve Museum Ludwig (Köln) gibi dünyanın en prestijli müze ve koleksiyonlarında kalıcı olarak sergileniyor.

2018 yılında aramızdan ayrılan Ara Güler, bıraktığı belgesel niteliğindeki 2 milyonu aşkın fotoğrafla Türkiye’nin ve dünyanın görsel belleği olmaya devam ediyor.