Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 988'e, yaralı sayısının ise 9 bin 210'a ulaştığı bildirildi. Saldırılarda sivil kayıpların yanı sıra sağlık altyapısının hedef alınması uluslararası kamuoyunda tepki çekiyor.
2.5 Aylık Saldırı Altında Sivil Katliamı
Orta Doğu'da gerilimi tırmandıran askeri hareketliliğin bilançosu resmi verilerle ortaya kondu. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı ve geride kalan süreçte ülkenin güneyi, Bekaa Vadisi ve başkent Beyrut dahil çeşitli bölgelerini vurduğu saldırılara ilişkin güncel verileri paylaştı.
Yayımlanan son rapora göre, 2 Mart ile 17 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen bombardımanlarda 209'u çocuk ve 288'i kadın olmak üzere binlerce sivil yaşamını yitirdi. Saldırıların hedefi olan 9 bin 210 yaralının önemli bir kısmının tedavisinin ise kısıtlı imkanlarla sürdürüldüğü aktarıldı.
Sağlık Altyapısı Bilerek mi Hedef Alınıyor
Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasında, İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin uluslararası insancıl hukuku ve Cenevre Sözleşmesi’ni ihlal ederek doğrudan sağlık altyapısını ve insani yardım koridorlarını hedef aldığına dikkat çekildi.
Saldırıların sağlık sisteminde yarattığı ağır tahribat şu çarpıcı verilerle gözler önüne serildi:
-
Süreç boyunca ilk yardım ve acil müdahale ekiplerini hedef alan 147 ayrı saldırı gerçekleştirildi.
-
Bu saldırılarda görev başındaki 116 sağlık çalışanı hayatını kaybetti, 263 sağlık personeli ise yaralandı.
-
Ülke genelinde hastanelere hasta taşıyan 139 ambulans ile 16 hastane bombardımanlar nedeniyle ağır hasar gördü.
-
Bombardımanın merkez üssünde kalan 3 tam teşekküllü hastane ise tamamen hizmet dışı kalarak kapılarını kapatmak zorunda kaldı.
Uluslararası Topluma Acil Çağrı
Lübnan hükümeti ve Birleşmiş Milletler (BM) koordinasyonundaki insani yardım organları, tıbbi malzeme lojistiğinin kesildiğini ve hastanelerin jeneratör yakıtı bulmakta zorlandığını belirterek küresel güçlere acil ateşkes ve insani koridor açılması yönünde çağrılarını yineliyor. Bölgedeki diplomatik kaynaklar, askeri harekatın durdurulmaması halinde insani trajedinin boyutlarının katlanarak artacağı uyarısında bulunuyor.




