Siyasi istikrarsızlıklar ve peş peşe yaşanan erken seçim süreçleriyle sık sık gündeme gelen İsrail’de, bu kez ezber bozan bir gelişme yaşandı. İsrail Meclisi Düzenleme Komitesi, gerçekleştirdiği son kritik toplantıda yasama organının geleceğine dair net bir yol haritası belirledi. Alınan karara göre parlamento, 17 Temmuz tarihinde resmi olarak çalışmalarına son verecek ve kendisini feshedecek. Fesih sürecinin hemen ardından ise ülkenin yeni yöneticilerini belirlemek üzere sandıkların kurulacağı tarih netleştirildi. Orta Doğu’daki dengeleri de yakından ilgilendiren bu seçim süreci için belirlenen takvim, ülkedeki tüm siyasi aktörleri şimdiden yoğun bir kampanya dönemine soktu.

İsrail Savunma Bakanı Katz'dan İran'a Yönelik Askeri Hazırlık Talimatı
İsrail Savunma Bakanı Katz'dan İran'a Yönelik Askeri Hazırlık Talimatı
İçeriği Görüntüle

Otuz Sekiz Yıllık Siyasi Gelenek Bozuluyor

Yedioth Ahronot gazetesinin aktardığı bilgilere göre, Meclis Düzenleme Komitesi Başkanı Ofir Katz, komite oturumunun ardından yaptığı resmi açıklamada seçimlerin 27 Ekim tarihinde gerçekleştirileceğini duyurdu. Bu kararın arka planında ise İsrail siyasi tarihi açısından oldukça çarpıcı bir rekor bulunuyor. Alınan bu son kararla birlikte ülkede seçimler, 1988 yılından bu yana ilk kez bir hükümetin koalisyon krizleri, gensorular ya da iç siyasi kavgalarla erken dağılmadığı bir senaryoda yapılacak. Yaklaşık 38 yıldır hiçbir hükümetin normal görev süresini sonuna kadar götüremediği ülkede, kabine ilk kez öngörülen yasal takvim çerçevesinde sandığa gitmiş olacak.

Hukuki Süreç Takvime Uygun İlerliyor

Komitede gerçekleştirilen oturum esnasında hukuki boyutlara dair değerlendirmelerde bulunan İsrail Meclisi Hukuk Danışmanı Sagit Afik de sürecin meşruiyetine dikkat çekti. Afik, mevcut parlamentonun yasal olarak kendisine tanınan görev süresini eksiksiz bir şekilde tamamlayacağını ve fesih işlemlerinin tamamen anayasal mevzuata uygun biçimde, belirlenen takvim doğrultusunda icra edileceğini teyit etti. Olağanüstü bir erken seçim kararı yerine planlı bir demokratik sürecin işletilecek olması, bölgedeki diplomatik ve askeri hareketliliğin sürdüğü bu hassas dönemde iç siyasetteki taşları yeniden karacak gibi görünüyor.