İran İslam Cumhuriyeti, ülke lideri Mücteba Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin aylardır süren tartışmalara ve spekülasyonlara nokta koyan resmi bir açıklama yayımladı. İran Liderler Meclisi üyesi Ahmed Hatemi, Sircan kentinde yaptığı değerlendirmelerde, ülkenin dini lideri Mücteba Hamaney’in, 28 Şubat tarihinde başlayan ABD-İsrail saldırılarının ilk gününde bacağından ciddi şekilde yaralandığını kamuoyuna duyurdu. Hatemi, yaralanmanın boyutunun bir aşamada uzuv kaybı (ampütasyon) ihtimalini dahi gündeme getirecek kadar ağır olduğunu vurgularken, Tahran yönetiminden gelen bu doğrulama, Mücteba Hamaney’in Mart ayındaki liderlik seçimi sonrası neden hiçbir etkinlikte boy göstermediğine dair soru işaretlerini de bir nebze olsun gidermiş oldu. Babası Ali Hamaney’in aynı saldırıların ilk gününde hayatını kaybetmesiyle zor bir dönemde görevi devralan Mücteba Hamaney'in, o tarihten bu yana doğrudan halkın karşısına çıkmaması, devlet mekanizmasının işleyişine dair endişeleri artırmıştı.
Karar Alma Süreçleri Ve Perde Arkası Güç Dengeleri
Mücteba Hamaney’in kamuoyundan uzak kalmasına karşın, İran’ın siyasi yönelimini ve özellikle ABD ile yürütülen hassas müzakere süreçlerini doğrudan denetlediği yönündeki bilgiler, uzmanlar tarafından dikkatle analiz ediliyor. Cenevre Yüksek Lisans Enstitüsü’nden İran uzmanı Farzan Sabet, Hamaney’in ofisinin desteğiyle stratejik pozisyonların belirlenmesinde kilit bir rol oynadığını belirtirken, güvenlik koşulları ve sağlık durumu elverdiğinde çok daha etkin bir liderlik profili çizeceğinin altını çiziyor. Diğer taraftan, Ottawa Üniversitesi'nden Thomas Juneau gibi siyaset bilimciler, mevcut otorite boşluğunda gücün Devrim Muhafızları komutanları ile Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın içinde yer aldığı gayriresmî bir yapıda toplandığına işaret ediyor. Bu durum, Mücteba Hamaney’in babası kadar mutlak bir otoriteye sahip olup olmadığı tartışmalarını canlı tutuyor.
İletişim Stratejisi: Yazılı Mesajlar Ve Diplomatik Temaslar
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin cuma günü verdiği demeç ise liderlik makamı ile hükümet arasındaki iletişimin kesintisiz sürdüğü mesajını güçlendirdi. Amerikalı yetkililerin "İranlı müzakerecilerin liderle irtibat kurmakta zorlandığı" yönündeki iddialarını dolaylı olarak yalanlayan Arakçi, hükümetin tüm adımlarının liderin talimatları doğrultusunda ve onayıyla atıldığını belirtti. Mücteba Hamaney ise kamuoyuna sesini doğrudan duyurmak yerine, Humeyni’nin ölüm yıl dönümü gibi kritik anlarda yazılı metinler göndererek "düşmanların kötü niyetlerine karşı koyma" çağrılarını sürdürüyor. İran İslam Cumhuriyeti'nin dış politika, savunma ve güvenlik stratejilerinde son sözü söyleyen liderlik makamı, Mücteba Hamaney'in yaşadığı sağlık krizine rağmen, sembolik ve stratejik varlığını korumaya devam ediyor.




