Trump’ın Türkiye Programında Neler Var
Trump’ın Türkiye Programında Neler Var
İçeriği Görüntüle

İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölgesel gelişmelerin gölgesinde oldukça kritik bir diplomasi trafiğine ev sahipliği yaptı. Başkent Tahran'da Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş ile bir araya gelen üst düzey yetkili, tüm dünyanın yakından takip ettiği bu görüşmede oldukça net ve sert mesajlar verdi. Bölgedeki gerilimin her geçen gün tırmandığı bir süreçte kapalı kapılar ardında yapılan bu üst düzey buluşmada, hem Amerika Birleşik Devletleri hem de İsrail açıkça hedef tahtasına oturtuldu. İki kritik ismin bir araya geldiği toplantı, bölgedeki ittifakların ne kadar sıkı bir bağ ile örüldüğünü bir kez daha kanıtladı.

''Direniş Cephesine Gerekirse Füze Gerekirse Siyasi Destek''

İran devlet televizyonu tarafından kamuoyuna duyurulan ve uluslararası basında geniş yankı uyandıran görüşmenin ana gündem maddesi bölgedeki güç dengeleri ve atılacak ortak adımlar oldu. Görüşme sırasında söz alan Kalibaf, Müslümanlara ve Direniş Cephesi olarak adlandırdıkları yapılara olan desteklerinin hiçbir koşulda kesilmeyeceğini kesin bir dille ifade etti. Gerek duyulduğu takdirde füze desteği sağlayacaklarını, gerekirse de diplomatik ve siyasi arenada sonuna kadar bu cephenin arkasında duracaklarını belirten İranlı yetkili, Orta Doğu politikasındaki değişmez çizgilerini tüm dünyaya ilan etti. Kalibaf'ın bu iddialı sözleri, İran'ın bölgesel stratejisinde ve silahlı unsurlara verdiği destekte herhangi bir geri adım atmayacağının en güçlü sinyali olarak yorumlandı.

Şehit İmamın İntikamı Kudüs'ün Özgürlüğüdür Vurgusu

Toplantının ilerleyen bölümlerinde askeri stratejiler ile uluslararası diplomasi arasındaki hayati bağa dikkat çeken İran Meclis Başkanı, siyaset arenasında çok konuşulacak değerlendirmelerde bulundu. Sahada ve askeri alanda elde edilen başarıların diplomatik masalarda kaybedilmemesi gerektiğine inandığını vurgulayan Kalibaf, diplomasinin temel görevinin bu askeri kazanımları koruyarak kalıcı bir zemine oturtmak olduğunu savundu. Sert söylemlerini inanç temelinde de sürdüren tecrübeli isim, şehit imamın intikamının ancak ve ancak Kudüs'ün özgürlüğe kavuşmasıyla alınabileceğini ifade ederek bölgedeki nihai ve en büyük hedeflerini açıkça dile getirdi. Kalibaf, Amerika Birleşik Devletleri ile aralarında herhangi bir barış ihtimalinin asla bulunmadığını ve İsrail devletini hiçbir zaman resmi olarak tanımayacaklarını da sözlerine ekleyerek duruşlarını netleştirdi.

Hamas Cephesinden İran Ve ABD Mutabakatına Övgü

Tahran'da gerçekleşen bu stratejik görüşmede söz alan Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş ise, bölgesel denklemleri derinden etkileyen uluslararası anlaşmalara dair dikkat çekici analizlerde bulundu. Yakın bir geçmişte İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanan mutabakat zaptını değerlendiren Derviş, bu gelişmenin Direniş Cephesi açısından tarihi bir zafer niteliği taşıdığının altını çizdi. Söz konusu anlaşmanın her bir maddesinin İran tarafı için masada kazanılmış büyük bir zafer, Washington yönetimi için ise açık bir diplomatik yenilgi olduğunu savunan Derviş, müttefikleri İran'ın uluslararası arenada elde ettiği bu güçlü konumdan duydukları memnuniyeti dile getirdi.