İran devlet yönetimi içerisinde gerilimi tırmandıran açıklamalar peş peşe geliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, katıldığı bir televizyon yayınında nükleer müzakerelerden savaş stratejilerine kadar birçok konuda ezber bozan ifadeler kullandı. Ülkenin eski lideri Ali Hamaney'in 28 Şubat tarihinde düzenlenen ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybetmesinin üzerindeki sır perdesi aralanmaya başlarken, Arakçi'nin yaptığı güvenlik zafiyeti itirafı Tahran hattında deprem etkisi yarattı. Liderin ofisine düzenlenen saldırının tesadüf olmadığını belirten Bakan, bu facianın bir güvenlik açığı sayesinde gerçekleştiğini ve bu açığın bugün dahi mevcut olabileceğini belirterek savunma sistemindeki çatlaklara dikkat çekti.
Ofis Ve Komuta Merkezi Hedefteydi
Bakan Arakçi, saldırının arkasında çok derin bir istihbarat çalışması olduğunu gözler önüne serdi. Washington ve Tel Aviv hattının, Ali Hamaney'in her sabah ofisinde bulunduğunu bildiğini ifade eden Arakçi, operasyonun zamanlamasının kusursuz bir şekilde ayarlandığını belirtti. Komuta merkezi toplantısının sadece 2 veya 3 bina ötede yapıldığı ve aynı saatlerde İstihbarat Bakanlığı'nın da bir toplantı düzenlediği bilgisi, saldırganların hedeflerini ne kadar detaylı planladığını gösteriyor. "Anladığım kadarıyla tam da o anı seçtiler" diyen Arakçi, devletin en mahrem toplantı anlarının bile sızdırılmış olabileceğine işaret etti.
Müzakere Masasında Neler Yaşandı
Arakçi, nükleer müzakerelerin perde arkasına dair de çarpıcı detaylar paylaştı. Düşmanın askeri hazırlıklarını tamamladıktan sonra uranyum zenginleştirme oranının sıfıra indirilmesi için ültimatom verdiğini belirten Bakan, müzakere masasına oturma kararlarının tamamen stratejik olduğunu dile getirdi. Amaçlarının ileride "müzakere olsaydı savaş olmazdı" gibi bir suçlamanın önünü kesmek olduğunu ifade eden Arakçi, ilgili tüm kurumların savaşın başlayacağına zaten emin olduklarını kaydetti. Silahlı Kuvvetlere verilen talimatlar sayesinde savaş başlar başlamaz karşı taarruza geçtiklerini belirten Bakan, liderin hedef alınması durumunda Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağına dair planın ise aylar öncesinden hazırlandığını açıkladı.
Ateşkes 10 Gün Erken Olsaydı Neler Değişirdi
İran siyasetindeki iç hesaplaşmalara da değinen Arakçi, stratejik hataların faturasını ağır ödediklerini savundu. Ateşkesin sadece 10 gün daha erken kabul edilmesi durumunda; Ali Laricani, İsmail Hatib gibi kritik isimlerin yanı sıra ülkenin can damarı olan Aseluye petrol tesisleri ve Mübarek Çelik Fabrikası gibi stratejik varlıkların korunabileceğini iddia etti. Kişisel gelecek planları doğrultusunda karar alanları ihanetle suçlayan Bakan, kendisinin hiçbir zaman itibar veya gelecek kaygısıyla hareket etmediğini vurguladı. Bu itiraflar, Tahran yönetiminin içindeki bölünmüşlüğü ve güvenlik zafiyetlerinin boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.




