Trump’tan Tarihi İlan: İran İle Anlaşma Yarın İmzalanacak
Trump’tan Tarihi İlan: İran İle Anlaşma Yarın İmzalanacak
İçeriği Görüntüle

Ülkenin resmi haber ajansı üzerinden kamuoyuna seslenen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, geride bıraktığımız yıl yaşanan kanlı çatışmaları ulusal dayanışmanın en güçlü sembolü olarak tanımladı. Savaş esnasında hayatını kaybeden vatandaşları ve yetkilileri derin bir saygıyla anan Pezeşkiyan, İsrail hükümetinin savaşın başındaki stratejisinin tamamen çöktüğünü ifade etti. Tel Aviv yönetiminin, üst düzey askeri komutanlara ve ülkenin can damarı olan stratejik tesislere yönelik düzenlediği ağır saldırılarla İran halkının direncini kıracağını zannettiğini belirten lider, bu durumun tarihi bir yanılgı ve büyük bir yanlış hesap olduğunu vurguladı. Beklenenin aksine, saldırıların İran toplumunda eşine az rastlanır bir kenetlenmeye yol açtığı ve ülkeyi istikrarsızlaştırma çabalarının boşa çıktığı açıkça dile getirildi.

Sarsılmaz Birlik Ve Ateşkese Giden Süreç

Savaşın gidişatını belirleyen en önemli unsurun halkın ve devletin uyumu olduğuna dikkat çeken İran Cumhurbaşkanı, bu süreçte sergilenen iradenin tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. İran halkının gösterdiği emsalsiz birlik ruhunun, merhum lider Ali Hamaney'in vizyonu ve silahlı kuvvetlerin yüksek hazırlık seviyesiyle birleşerek devasa bir güce dönüştüğü aktarıldı. Bu sarsılmaz yapının, İsrail ordusunun sahada belirlediği hedeflere ulaşmasını kesin bir dille engellediği ve savaşın uzamasını önleyerek karşı tarafı ateşkese mecbur bıraktığı ifade ediliyor. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, ülkenin savunma doktrininin sadece askeri bir güce değil, aynı zamanda toplumsal bütünlüğe dayandığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

On İki Günlük Savaşta Neler Yaşanmıştı

Bölgesel dengeleri sarsan ve tarihe 12 günlük savaş olarak geçen bu çatışma zinciri, geçtiğimiz yılın on üç haziran gününde İsrail'in İran topraklarına yönelik başlattığı sürpriz bir askeri operasyonla patlak vermişti. İlk dalga saldırılarda İran'ın kritik öneme sahip üst düzey askeri liderleri, nükleer programın kilit isimleri olan bilim insanları, tanınmış siyasetçiler ve sivil vatandaşlar hayatını kaybetmiş, ülke genelinde büyük bir şok dalgası yaşanmıştı. Krizin boyutları, Amerika Birleşik Devletleri'nin de çatışmaya dahil olmasıyla küresel bir risk haline dönüşmüştü. Amerikan güçlerinin İran'ın Fordow, Natanz ve İsfahan'da bulunan kritik nükleer tesislerine yönelik gerçekleştirdiği koordineli saldırılar, savaşın şiddetini daha da artırmıştı. Tüm dünyanın nefesini tutarak izlediği bu sıcak çatışma ortamı, yirmi dört haziran tarihinde tarafların ateşkesi kabul etmesiyle son bulmuş ve bölge şimdilik kırılgan bir sessizliğe bürünmüştü.