İngiltere’de siyasetin gündemi, 7 Mayıs’ta yaşanan seçim yenilgisi sonrası istifa tartışmalarına kilitlendi. Başbakan Keir Starmer, partisindeki yoğun baskıya rağmen görevinin başında kalacağını bir kez daha vurguladı. Kabine üyeleriyle yapılan seçim sonrası ilk toplantıda konuşan Starmer, istifa çağrılarına açık ve net bir cevap verdi.
Seçim sonuçlarının ardından aralarında bakanların da bulunduğu geniş bir milletvekili grubunun Starmer’a yönelik tepkisi büyürken, istifasını isteyen İşçi Partili milletvekillerinin sayısı 89’a yükseldi. Bu sayı, istifa çağrılarına 3 devlet bakanının daha eklenmesiyle kritik bir seviyeye ulaştı.
Kabine toplantısında yaptığı değerlendirmede Starmer’ın, “Sorumluluğumdan kaçmayacağım, ülkenin ihtiyaç duyduğu değişimi gerçekleştirmek için buradayım” ifadelerini kullandığı öğrenildi. Parti içerisindeki muhalif kanat ise seçim yenilgisinin ardından liderliğin sorgulanmasının kaçınılmaz olduğunu savunuyor.
Siyasi analistler, İşçi Partisi içindeki bu gerilimin ilerleyen günlerde daha görünür hâle gelebileceğini ve olağanüstü parti içi süreçlerin gündeme gelebileceğini belirtiyor. Öte yandan kabinedeki bazı isimlerin Starmer’a açıktan destek vermesi, parti içindeki güç dengelerinin henüz tamamen şekillenmediğini gösteriyor.
İngiltere kamuoyunda ise tartışma ikiye bölünmüş durumda. Bir kesim, seçim yenilgisinin ardından liderliğin değişmesi gerektiğini savunurken; diğer kesim Starmer’ın reform çalışmalarını tamamlaması gerektiğini düşünüyor. Tüm bu gelişmeler, ülkenin siyasi atmosferinin önümüzdeki haftalarda daha da hareketleneceğine işaret ediyor.




