Türkiye’nin son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük bir gelişim katettiğini belirten Duran, yerli ve milli savunma sanayii hamlelerine dikkat çekti. Türkiye’nin sadece askeri gücüyle değil, geliştirdiği savunma sanayii kapasitesiyle de NATO’ya ciddi bir katkı sağladığını vurgulayan Duran:
"Türkiye savunma mimarisi oluşturdu. Bugün NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, üretim kapasitesi ve 10 milyar doları aşan ihracatıyla İttifak'ın caydırıcılığını destekliyor. Caydırıcılık, tamamen dayanıklılıkla beslenmelidir," ifadelerini kullandı.
Güvenlik Denklemi Bir Bütündür
NATO’nun bölgesel gelişmelere bakışını değerlendiren İletişim Başkanı Duran, İttifak’ın coğrafi kanatları "doğu" ve "güney" olarak birbirinden kopuk dosyalar şeklinde ele alma döneminin geride kaldığını belirtti. Duran, bölgesel güvenlik mimarisine dair vizyonunu şu şekilde özetledi:
"Hürmüz Boğazı, Körfez, Suriye, Irak, Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Sahel; artık aynı güvenlik denkleminin kopmaz parçalarıdır. İttifak, bu alanları ayrı dosyalar olarak göremez."
Teknoloji Ve Siber Güvenlik Çağrısı
Zirvenin bir diğer odak noktası olan yeni nesil tehditlere de değinen Duran, teknolojik dönüşümün savunma doktrinine entegre edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti:
"Siber güvenlik, yapay zekâ ve kritik altyapıların korunması gibi konular artık NATO için tali konular olarak görülmemelidir. İttifak'ın geleceği bu platformlar üzerinden şekillenecektir."




