Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, komisyonda yaptığı sunumda COP31'e ilişkin önemli detaylar paylaştı. Kulaklıkaya, Türkiye'nin ev sahipliğinin Türk diplomasisi açısından tarihi bir başarı olduğunu vurgulayarak şu bilgileri verdi:

  • Zirve, 9 - 20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek.

  • 196 ülkeden 100 binden fazla delegenin Antalya'ya gelmesi bekleniyor.

  • İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, BM'ye peşin bir mali taahhütte bulunulmadığını, organizasyon giderlerinin ev sahibi ülke tarafından karşılanmasının olağan bir uluslararası uygulama olduğunu belirtti.

CHP: Zirve Yapılacak Diye Önleyici Gözaltı Yapılmasın

Komisyonda söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, geçmişte düzenlenen NATO Zirvesi öncesindeki toplu gözaltı ve tutuklamaları hatırlatarak hükümete uyarıda bulundu. Çakırözer, şu ifadeleri kullandı:

"COP31 yapılacak diye Türkiye'de önleyici gözaltılar, önleyici tutuklamalar yapılmamalıdır. NATO Zirvesi öncesinde gözaltına alınan bazı kişiler halen tutuklu bulunuyor. Bu zirvede hem katılımcıların hem de görev yapacak gazetecilerin hakları şimdiden güvence altına alınmalıdır."

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun da benzer şekilde güvenlik önlemlerinin Antalya turizmini baltalamaması gerektiğine dikkat çekerek sivil toplum kuruluşlarının katılım durumunu sordu.

AK Parti: Gözaltılar Zirveyle Değil, Arama Kararlarıyla İlgili

Eleştirilere yanıt veren AKP İstanbul Milletvekili Seda Gören, NATO Zirvesi'nin güvenlik açısından kusursuz tamamlandığını belirtti. Muhalefetin gözaltı sayılarına ilişkin iddialarına açıklık getiren Gören, şu savunmayı yaptı:

Babasının Kayıp İhbarını Yapan Evlat Zanlısı Çıktı
Babasının Kayıp İhbarını Yapan Evlat Zanlısı Çıktı
İçeriği Görüntüle

"Bahsi geçen yaklaşık 4 bin 400 gözaltı kararı doğrudan zirve nedeniyle değil, haklarında zaten arama veya yakalama kararı bulunan şahıslara yönelik genel güvenlik uygulamaları kapsamında gerçekleştirilmiştir. Zirveyle doğrudan bağlantılı gözaltı sayısı ise 500'ün üzerindedir."

STK Katılımına Mavi Bölge Güvencesi

İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, sivil toplum kuruluşlarının katılımına yönelik endişeleri giderdi. Hasar, BM akreditasyonuna sahip yaklaşık 7 bin sivil toplum kuruluşunun zirvenin ana etkinlik alanı olan "mavi bölgeye" serbestçe katılabileceğini açıkladı. Güvenlik gerekçesiyle uygulanacak özel kısıtlamaların, yalnızca liderler zirvesinin yapılacağı iki günle sınırlı tutulacağı bildirildi.

Tartışmaların ardından, Türkiye ile BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası arasındaki anlaşmanın onaylanmasını öngören kanun teklifi komisyonda kabul edilerek yasalaşma sürecinde bir sonraki aşamaya geçti.