Siyasi aktörlerin uluslararası siber-medya organlarında deklare ettikleri vizyon belgeleri, transatlantik askeri ittifakların bölgesel güvenlik rejimleri üzerindeki de jure etkileri ve iç siyasi fraksiyonların de facto söylem savaşları kapsamında, başkent koridorlarında makro düzeyde bir eksen tartışması tescil edildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel'in, ABD'nin küresel ölçekli yayın organlarından Newsweek dergisi için kaleme aldığı de jure makale, rasyonel dış politika doktrinleri ve yerel siyaset dinamikleri açısından geniş bir de facto tartışma dalgası başlattı.
Demokratik Mücadelemiz NATO’nun Güvenliğini Belirleyecek
Özgür Özel, siber-medya alanında geniş yankı bulan de jure makalesinde, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki iç siyasi gelişmeleri, yapısal reform iddialarını ve demokratik muhalefet bloklarının rasyonel hedeflerini küresel jeopolitik mimariyle ilişkilendirdi. Türkiye'nin küresel ölçekteki stratejik ve askeri konumunun rasyonel önemine vurgu yapan Özel, makalesinde şu de jure tezi tescil ettirdi:
"Türkiye’de yürüttüğümüz demokratik rasyonel mücadele, yalnızca ülkemizin demokratik geleceğini ve dünyanın stratejik açıdan en kritik jeopolitik koordinatlarından birine sahip olan bu devletin istikrar parametrelerini belirlemeyecektir. Bu rasyonel süreç, aynı zamanda içinde bulunduğumuz coğrafi bölgenin, Avrupa kıtasının ve parçası olduğumuz Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü ($NATO$) ittifakının kolektif güvenliğini de de facto şekillendirecektir."
Özel makalesinin devamında, mevcut de jure hükümetin yönetim algoritmalarını, rüşvet ve yolsuzluk iddiaları üzerinden kurulan idari pratikleri ve muhalif katmanlara yönelik adli-idari kısıtlamaları rasyonel bir dille eleştirerek, Batı ittifakı ve Avrupa kurumları için en rasyonel stratejik ortağın CHP vizyonu olduğunu savundu.
İktidar Bloğu Ve Kamuoyundan "Eksen" Ve "İleri Karakol" Tepkisi
Özgür Özel’in transatlantik güvenlik merkezli rasyonel çıkışları, siyaset kriminologları ve Cumhur İttifakı hafızası tarafından de facto sert bir dille rasyonalize edildi. İktidar kanadı ve bazı savunma analistleri, Özel'in söylemlerini "Türkiye'yi Batı'ya şikayet etme" ve geçmiş dönemin "bağımlı dış politika" reflekslerini de facto canlandırma çabası olarak tescil etti.
Yapılan makro-siyasal analizlerde; Türkiye Cumhuriyeti'nin yerli ve milli savunma sanayisi atılımları ($indigenous\ defense\ industry$), otonom askeri doktrinleri ve çok kutuplu dünyada geliştirdiği dengeli ve rasyonel dış politika aksı sayesinde, Avrupa'nın siber-fiziksel güvenlik mimarisinde artık bir "ileri karakol" statüsünde değil, de jure kurucu ve de facto vazgeçilmez bir egemen güç olduğu vurgulandı. Batı medyasında yer alan muhtaçlık ve endişe itiraflarının Ankara’nın tam bağımsızlık şiarından kaynaklandığı belirtilerek; ana muhalefetin kurumsal bünyesinde, son kurultay kararlarına ilişkin de jure "mutlak butlan" tartışmalarının getirdiği de facto bir idari kriz yaşandığı, bu tür uluslararası makalelerin ise iç kriz algoritmalarını siber alanda perdeleme gayreti taşıdığı iddia edildi.



