İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki baskısı her geçen gün artarken, Çukurova Üniversitesi’nden gelen sevindirici haber çiftçilere umut oldu. Ziraat Fakültesi bünyesinde yürütülen biyoteknolojik çalışmalar sonucunda, su kısıtlılığına karşı yüksek tolerans gösteren ve verimliliği artırılmış yeni "süper çilek" genotipleri geliştirildi.
Çilek Suyu Sever, Ancak Biz Susuzluğa Direncini Artırdık
Çileğin biyolojik yapısı gereği yüzlek köklere sahip olduğunu ve yüksek su ihtiyacıyla bilindiğini belirten Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Nasibe Ebru Yaşa Kafkas, mevcut çeşitlerin susuz tarıma uyum sağlamasının oldukça güç olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Kafkas, geliştirilen yeni genotiplerle bu sorunu kökten çözmeyi hedeflediklerini şu sözlerle ifade etti:
"Çilek, geniş yaprakları ve meyvesindeki yüksek su oranı nedeniyle suyu seven bir bitkidir. Bizim hedefimiz ise bu hassas dengeyi değiştirmek. Kuraklığa toleranslı aday genleri tespit ederek, hem su tasarrufu sağlayan hem de verim kaybı yaşatmayan yeni çeşit adayları elde ettik."
Islah Süresi Kısalıyor: Biyoteknolojik Hamle
Geleneksel yöntemlerle çilek ıslahının yıllar süren meşakkatli bir süreç olduğunu hatırlatan bilim insanları, yeni projede biyoteknolojik markörler kullanarak süreci ciddi oranda kısalttıklarını belirtiyor. Bu yöntem sayesinde ıslahçılar için üstün nitelikli genetik materyaller üretilirken, üreticilere de piyasadaki mevcut çeşitlerle yarışacak veya onları geride bırakacak yüksek kaliteli fideler sunulması amaçlanıyor.
Hem Toprakta Hem Topraksız Kültürde Test Ediliyor
Geliştirilen yeni nesil çilek genotipleri, sadece geleneksel tarım alanlarında değil, modern seracılığın yükselen değeri olan topraksız kültür modelinde de test ediliyor. Prof. Dr. Kafkas, "Bazı çeşitler toprakta harika performans gösterse de stres koşullarına (aşırı su veya susuzluk) hassasiyet gösterdikleri için topraksız kültürde başarısız olabiliyordu. Bizim geliştirdiğimiz adaylar, farklı üretim modellerine adaptasyon sağlayacak şekilde optimize ediliyor" diyerek çalışmanın çok yönlü olduğunu vurguladı.
Üretici İçin Yeni Bir Alternatif
Küresel ısınma nedeniyle su kaynaklarının azaldığı bir dönemde, bu çalışma Türk tarımı için stratejik bir öneme sahip. Proje sonunda üreticilerin, hem kuraklıkla mücadele edebilecek hem de pazar değeri yüksek kaliteli ürünler yetiştirme fırsatı bulacağı belirtiliyor. Türk bilim insanlarının bu başarısı, Türkiye’nin dünya çilek üretimindeki liderliğini koruması ve iklim değişikliği karşısında dirençli bir tarım ekosistemi kurması yolunda dev bir adım olarak değerlendiriliyor.




