Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 2020 yılının ilk günlerinde Tunceli’de aniden ortadan kaybolmasıyla başlayan ve aradan geçen uzun sürelere rağmen karanlıkta kalan soruşturma dosyasında, tüm ezberleri bozacak ve adli tıp kronolojisini yeniden yazdıracak çok çarpıcı bir teknik delil dosyaya girdi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilerek yeniden mercek altına alınan soruşturmada, daha önce Ankara’dan bölgeye sevk edilen özel emniyet ve istihbarat birimlerinin hazırladığı raporlardaki eksiklikler, son derece hassas bir daraltılmış alan baz istasyonu incelemesiyle giderildi. Adli makamlara teslim edilen 20 Mayıs 2026 tarihli son bilirkişi raporu, Gülistan Doku'nun kaybolmadan tam dokuz gün önce, olayın bir numaralı zanlıları ve şüphelileriyle aynı fiziki çatı altında yan yana bulunduğunu bilimsel verilerle ispatladı.

Deneyimli gazeteci yazar Tolga Şardan'ın adli kaynaklara dayandırarak aktardığı bilgilere göre, adli bilişim uzmanları tarafından hazırlanan bu yeni teknik rapor, 27 Aralık 2019 gününe ait iletişim trafiğini ve Tunceli Gençlik Merkezi bölgesindeki cep telefonu sinyallerini en küçük frekans dalgasına kadar inceledi. Yapılan milimetrik baz ve hücresel kapsama alanı analizleri neticesinde; Gülistan Doku ile dosyanın tutuklu şüphelilerinden olan dönemin valisinin oğlu Mustafa Türkay Sonel, şu an ABD'de tutuklu bulunan Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün şahsi cep telefonlarının aynı zaman diliminde, metrekaresi belirlenmiş aynı koordinattan sinyal gönderdiği tescillendi. Raporda, söz konusu dört isme ait mobil cihazların, 27 Aralık 2019 günü saat 13.39 ile 15.45 arasında, yani tam 126 dakika boyunca Tunceli Gençlik Merkezi’nin sınırları içerisinde aktif olarak yer aldığı kesin bir dille hükme bağlandı.

Gürsel Tekin'den AK Parti İddialarına Sert Tepki
Gürsel Tekin'den AK Parti İddialarına Sert Tepki
İçeriği Görüntüle

Coğrafi Ve Mimari Faktörler Tek Tek Hesaplandı

Hukuk kurullarına sunulan teknik veri dokümanlarında, Gençlik Merkezi binasının çok katlı mimari yapısı, çevredeki eğrelti, yükselti ve coğrafi yer şekilleri gibi frekans sapmalarına yol açabilecek tüm dış faktörler tek tek simüle edildi. Bilirkişi heyeti, bu detaylı matematiksel hesaplamaların ardından sinyallerin yan caddeden, arka sokaktan ya da açık alandan geçen rastgele kişilere ait olmadığını, doğrudan doğruya binanın iç odalarından geldiğini raporladı.

Adli dosyaya giren resmi tespitte, "Umut Altaş, Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz’ün kullandığı telefonların Tunceli Gençlik Merkezi içinden baz verdikleri; çalışmalar sonucunda bazların bina içerisinde, giriş kat ve bahçe harici herhangi bir alandan ortak şekilde alındığı değerlendirilmektedir" ifadelerine yer verilerek şüpheye yer bırakmayacak bir netlik sağlandı.

Gizli Tanık İfadesi Ve İnkâr Edilen O Zaman Dilimi

Söz konusu kamu binasında yaşanan ve o güne kadar gizemini koruyan bu 126 dakikalık süreç, soruşturma dosyasında yer alan ve daha önce kamuoyuna yansıyan bir gizli tanık ifadesindeki ağır iddialar sebebiyle hayati bir önem taşıyor. Gizli tanığın söz konusu yerleşkede ağır suç unsurlarının işlendiğine dair verdiği ifadelerin ardından, daha önce gözaltına alınan ve sorgulanan şüpheli Mustafa Türkay Sonel, "olayla hiçbir ilgisinin ve alakasının bulunmadığını" iddia ederek suçlamaları kesin bir dille reddetmiş ve o gün orada bulunduğuna dair sorulara kaçamak yanıtlar vermişti.

Ancak hazırlanan bu son teknolojik ve bilimsel rapor, şüphelilerin bugüne kadar kesin bir dille inkar ettiği o iki saatlik birlikteliği somut, değiştirilemez ve manipüle edilemez bir delil olarak savcılığın önüne koydu. Ceza hukukçuları, bu aşamadan sonra dosyanın seyrinin tamamen değişeceğini, şüphelilerin yeniden ve daha ağır bir sorgu sürecine alınacağını öngörüyor. Uygur Haber Ajansı olarak, Türkiye’nin adalet beklediği bu tarihi soruşturmayı, adliye koridorlarında atılan her yeni adımı ve Gülistan Doku’nun akıbetine dair ortaya çıkacak tüm gizli kalmış gerçekleri ilkeli ve tarafsız yayıncılık ilkelerimiz doğrultusunda takip edip ekranlarınıza taşımayı sürdüreceğiz.