Siyaset arenasında geçmişte alınan kritik kararların yankıları, günümüzün sıcak siyasi ikliminde yeniden tartışmaya açılmaya devam ediyor. Katıldığı bir televizyon programında, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik verilen onay ve sonrasında yaşanan tutuklama süreçlerine dair kendisine yöneltilen sorulara samimi bir dille yanıt veren Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, konunun farklı yönlere çekilmesi ve haksız bir algı operasyonuna dönüştürülmesi üzerine kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı. Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna seslenen Genel Başkan, ilkeli duruşlarından hiçbir zaman taviz vermediklerini belirterek, geçmişte alınan o zorlu kararın arkasındaki siyasi ve stratejik gerçekleri tüm şeffaflığıyla milletin takdirine sundu. Hakkında açılan sayısız dava ve istenen onlarca yıllık hapis cezalarına rağmen kürsü dokunulmazlığı haricindeki hiçbir ayrıcalığı doğru bulmadığını yineleyen Genel Başkan, siyasi faturasını göze alarak ülkenin bekası için nasıl bir sorumluluk üstlendiklerini detaylı bir şekilde anlattı.

Ülkenin Üzerine Çökecek Karabasanı Engellemek İçin Risk Aldık

Dokunulmazlıkların kaldırıldığı 2016 yılındaki o çalkantılı dönemin siyasi atmosferine ışık tutan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarının o süreçte anayasa değişikliklerini bir referandum silahına dönüştürerek ülkeyi tehlikeli bir kutuplaşma ortamına sürüklemek istediğini hatırlattı. İktidarın bu sinsi niyetini ve milletin üzerine çöktürülmek istenen karabasanı engellemek adına bağırlarına taş basarak çok büyük bir siyasi risk aldıklarını ifade eden Genel Başkan, dönemin tüm milletvekillerinin bu zorlu kararın şahidi olduğunu belirtti. Yapılan hamlenin kesinlikle bir teslimiyet ya da siyasi bir günah olmadığının altını kalın çizgilerle çizen Kılıçdaroğlu, temel hedeflerinin iktidarın elindeki en büyük propaganda gücünü kırmak ve milletvekillerinin hiçbir iddiadan korkusu olmadığını tüm Türkiye'ye kanıtlamak olduğunu dile getirdi.

Şanlıurfa Karayolunda Ölümcül Kaza: İki Ölü, İki Yaralı
Şanlıurfa Karayolunda Ölümcül Kaza: İki Ölü, İki Yaralı
İçeriği Görüntüle

Evrensel Hukuku Çiğneyen Saray Rejimi Suçlanmalıdır

Sürecin hukuki boyutuna dair de oldukça çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Genel Başkan, o günkü anayasal düzene göre dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması ve ancak cezası kesinleştikten sonra hukuki işlemlerin uygulanması gerektiğini hatırlattı. Ancak iktidarın, yargı mekanizmasını kendi siyasi rakiplerini tasfiye etmek için acımasız bir sopa gibi kullandığını belirten Kılıçdaroğlu, evrensel hukuk ilkelerinin ayaklar altına alınarak milletvekillerinin apar topar cezaevlerine gönderildiğini vurguladı. Yaşanan bu büyük hukuk cinayeti karşısında okların muhalefete yöneltilmesini büyük bir haksızlık ve hedef saptırma olarak nitelendiren Genel Başkan, asıl hesap sorulması gereken odak noktasının, hukuku ve adaleti katleden Saray rejimi olduğunu kesin bir dille ifade etti.

Demirtaş Üzerinden İktidarla Pazarlık Yapanlara Sert Tepki

Açıklamasının son bölümünde siyasi tutukluların durumuna ve muhalefet içerisindeki bazı tutarsız yaklaşımlara değinen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması için bugüne kadar verdikleri tavizsiz mücadeleyi hatırlattı. Bu zorlu sürecin perde arkasını ve o günkü boğucu siyasi iklimi en iyi bilen isimlerden birinin de Selahattin Demirtaş olduğunu belirten Genel Başkan, meydanlarda ve Adalet Yürüyüşü'nde en gür sesi kendilerinin çıkardığını vurguladı. Demirtaş'ın yol arkadaşı olduğunu iddia edip el altından mevcut iktidarla pazarlık masasına oturanların tavırlarını ikiyüzlülük olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, bu tür kişi ve grupların aslında muhalefeti bölme oyunlarına bilerek veya bilmeyerek alet olduklarını söyledi. Can Atalay'dan Gezi tutuklularına, Selçuk Kozağaçlı'dan haksız yere hapsedilen belediye başkanlarına kadar tek bir mazlum kalmayana dek adalet aramaya devam edeceklerinin sözünü veren Genel Başkan, bu haklı yürüyüşten bir milim dahi sapmayacaklarını tüm Türkiye'ye bir kez daha ilan etti.