İsrailli ve İngiliz bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü çığır açıcı bir genetik araştırma, doğanın ve evrimin canlı yaşamı üzerindeki en büyük paradokslarından birini gün yüzüne çıkardı. Bilim dünyasında büyük yankı uyandıran çalışmaya göre; "vgll3" adı verilen bir gen, canlıya gençlik döneminde hızlı büyüme ve erken üreme gibi muazzam evrimsel avantajlar sunarken, ilerleyen yaşlarda bunun bedelini yaşam süresini kısaltarak ve kanser riskini katlayarak ödetiyor.

İstanbul Taksilerinde "Singapur" Devrimi
İstanbul Taksilerinde "Singapur" Devrimi
İçeriği Görüntüle

CRISPR Teknolojisiyle Gizem Çözüldü

Kudüs İbranice Üniversitesi'nden Dr. Eitan Moses, Dr. Marva Bergman ve Prof. Itamar Harel'in liderliğinde, Technion'dan Prof. Nabieh Ayoub ve İngiltere Doğu Anglia Üniversitesi'nden Prof. Alexei A. Maklakov'un katılımıyla yürütülen araştırmada, laboratuvar ortamında CRISPR gen düzenleme teknolojisi kullanıldı. Deneyler, insan yaşlanması araştırmalarında model organizma olarak kabul edilen ve çok kısa bir ömre sahip olan Afrika turkuaz killifish balıkları üzerinde gerçekleştirildi.

Bedenlerimiz Maraton İçin Değil, Sprint İçin Tasarlanmış

Genetik müdahaleyle vgll3 geni aktifleştirilen veya değiştirilen killifish balıklarının, normal hemcinslerine kıyasla çok daha hızlı büyüdüğü ve cinsel olgunluğa beklenenden erken ulaştığı gözlemlendi. Bu durum, doğada neslin devamı ve üreme başarısı için harika bir avantaj olarak öne çıksa da balıkların yaşlanma evresinde korkunç yan etkiler baş gösterdi:

  • Canlıların toplam yaşam süreleri dramatik biçimde kısaldı.

  • Yaşa bağlı olarak hücresel deformasyon hızlandı ve melanoma benzeri agresif kanser türlerinde (tümörlerde) patlama yaşandı.

Araştırma sonuçlarını evrimsel biyoloji açısından değerlendiren Prof. Itamar Harel, çarpıcı bir tespitte bulundu:

"Doğa, bireyin uzun ömürlü olmasından ziyade türün sürekliliğini ön planda tutuyor. Bedenlerimiz evrimsel olarak bir maraton koşmak için değil, erken dönemde bir sprint atmak üzere tasarlanmış gibi görünüyor. Bu balıklarda gözlenen kanser rastgele bir kaza değil; gençlik canlılığının doğrudan gölgesidir."

İnsan Sağlığı Ve Kanser Tedavisi İçin Yeni Umut

vgll3 geni hücre bölünmesi, kök hücre aktivitesi ve DNA onarım mekanizmaları gibi en hayati biyolojik süreçleri doğrudan yönetiyor. İşin en heyecan verici kısmı ise bu genin insan genetiğinde de yer alması. Daha önceki tıbbi çalışmalarda vgll3 geninin insanlarda ergenliğe giriş zamanlaması ve hormon dengesiyle ilişkili olduğu bilinse de biyolojik karanlık noktaları aydınlatılamamıştı.

Bilim insanları, bu araştırmayla birlikte hücresel düzeyde "gençlik biyolojisi" ile "yaşlılık hastalıkları" arasındaki köprüyü kurmayı başardı. Bir sonraki hedef, genin erken yaşamda sağladığı gelişimsel avantajları, ilerleyen yaşlardaki zararlı kanser etkilerinden yapay olarak ayırmak. Eğer bu genetik ayrıştırma başarılırsa, insanlık için hem sağlıklı büyümenin hem de kansersiz, uzun bir ömrün kapısı aralanmış olacak.