Ülkenin dört bir yanına dağılan ya da belirli bölgelerde yoğunlaşan bu topluluklar, geçmişten getirdikleri gelenekleri Türkiye'nin farklı kentlerinde yaşatmaya devam ediyor.
Ege’de Asırlık Miras: İzmir Afro-Türkleri
İzmir ve çevresinde varlıklarını sürdüren Afrika kökenli göçmenlerin geçmişi Osmanlı dönemine, 16’ncı yüzyıla kadar dayanıyor. O dönemde ağırlıklı olarak Sudan’dan Ege bölgesine tarım işçisi olarak getirilen ve zamanla yerel halkla kaynaşan topluluk, "Afro-Türkler" olarak anılıyor. İzmir'in Bayındır ve Tire ilçelerinde yoğunlaşan Afro-Türkler, asırlık "Dana Bayramı" geleneğini günümüzde kurban ritüeli olmaksızın müzik ve danslarla sembolik olarak yaşatıyor.
Pamir’den Van’a Uzanan Yolculuk: Ulupamir Kırgızları
Afganistan'daki 1978 rejim değişikliği ve SSCB müdahalesinin ardından Pakistan’daki mülteci kamplarına sığınan Kırgızlar, 1982 yılında özel iskan kanunuyla Türkiye’ye getirildi. Van’ın Erciş ilçesinde kurulan Ulupamir köyüne yerleştirilen Kırgızlar; geleneksel at yetiştiriciliği, el sanatları, özgün yemek kültürü ve kıyafetleriyle Pamir dağlarının kültürel izlerini Doğu Anadolu'da sürdürüyor.
Ceylanpınar Ve Kayseri’de Özbek Ve Kazak Yurtları
1979 SSCB müdahalesi sonrası Afganistan'ı terk etmek zorunda kalan Özbekler, 1982'de Türkiye'ye kabul edilerek Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesine yerleştirildi. Benzer şekilde 1930'larda Çin baskısı nedeniyle Doğu Türkistan'dan ayrılan ve 1950'lerde Türkiye'ye ulaşan Kazaklar ise Niğde'nin Altay köyü ile Kayseri'ye iskan edildi. Bölgeye yerleşen aileler geleneksel otağ kültürünü, okçuluğu ve özgün mutfaklarını korumayı başardı.
Doğu Türkistan’dan Kayseri’ye Uygur Göçü
1949 yılında Çin Kızıl Ordusu’nun Doğu Türkistan’ı ilhak etmesi üzerine bölgeden ayrılan binlerce Uygur Türk’ü, Afganistan üzerinden 1960'lı yıllarda Türkiye’ye gelerek Kayseri’ye yerleştirildi. Kayseri'deki Uygur topluluğu, aile bağlarını ve özel gün geleneklerini kuşaktan kuşağa aktarıyor.
Beykoz’un İhtilalci Polonyalıları: Polonezköy
İstanbul Beykoz'da yer alan Polonezköy (Adampol), 1830-1831 yıllarında Rusya'ya karşı başlatılan Polonya Ayaklanması'nın bastırılmasının ardından 1842 yılında kuruldu. Prens Adam Jerzy Czartoryski'nin girişimleriyle Osmanlı topraklarında siyasi sürgünler için oluşturulan köy, tarım ve hayvancılıkla başlayan serüvenini günümüzde turizm ve işletmecilikle sürdürüyor.
Eskişehir’in Kırımlı Yerlileri
1783'te Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edilmesi ve 1853-1856 Kırım Savaşı sonrasında artan baskılar nedeniyle Anadolu'ya göç eden Kırırım Tatarları, 1860'lı yıllarda Eskişehir ve çevresine yerleştirildi. Aksaklı ve Ilıcabaşı gibi köylerde yaşam kuran Kırım Tatarları; halk oyunları, geleneksel kıyafetleri ve mutfak kültürleriyle bölgenin ayrılmaz bir parçası haline geldi.



