Türkiye'de milyonlarca evli çifti ve hukuk dünyasını yakından ilgilendiren son derece kritik bir emsal karara imza atıldı. Yargıtay, eşlerden birinin diğerine sürekli ve sistematik bir şekilde "seninle evlendiğime pişmanım" şeklinde hitap etmesinin yasal olarak boşanma sebebi olduğuna hükmetti. Yüksek Mahkeme, aile kurumunun temelini sarsan bu tür ifadelerin sıradan bir tartışma sözü olarak görülemeyeceğine; aksine karşı tarafa yönelik ağır bir duygusal şiddet ve onur kırıcı davranış niteliği taşıdığına dikkat çekti. Bu doğrultuda söz konusu ifadeler, Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen ve halk arasında şiddetli geçimsizlik olarak bilinen evlilik birliğinin temelinden sarsılması maddesi kapsamında değerlendirildi.

Hakkari’de Dağcı Yüksel Işık’ın Cansız Bedenine Ulaşıldı
Hakkari’de Dağcı Yüksel Işık’ın Cansız Bedenine Ulaşıldı
İçeriği Görüntüle

Karşılıklı Suçlamalar Aile Mahkemesine Taşındı

Yüksek Mahkemenin bu tarihi kararına konu olan olay, bir süredir ciddi geçimsizlik yaşayan genç bir çiftin karşılıklı boşanma davası açmasıyla başladı. Aile Mahkemesine müracaat eden davacı kadın, evliliğin ilk günlerinden itibaren psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğü için ortak konutu terk etmek zorunda kaldığını belirtti. Eşinin ciddi bir borsa bağımlılığı olduğunu, tüm zamanını telefon başında geçirerek ailesini ve müşterek çocuğu tamamen ihmal ettiğini savunan kadın, eşinin kendisine sürekli seninle evlendiğime pişmanım diyerek baskı uyguladığını iddia etti. Ayrıca Akdeniz ateşi hastası olan çocuklarının bakımıyla ilgilenmeyen eşinin, çocuğa bakarsam üzerimde kalır diyerek sorumluluktan kaçtığını ve hamilelik sonrasındaki 1,5 yıl boyunca cinsel birliktelikten kaçınarak yataklarını ayırdığını öne sürdü.

Despot Rus Generali İddiası

Buna karşılık savunma yapan ve karşı dava açan koca ise hakkındaki tüm iddiaları reddederek eşinin narsist, aşırı öfkeli ve bencil bir yapıya sahip olduğunu ileri sürdü. Karısının ev içinde sürekli baskıcı bir tutum sergilediğini iddia eden koca, eşinin iş yerindeki mesai arkadaşlarının bile onun bu sert karakteri nedeniyle kendisine despot Rus generali lakabını taktıklarını iddia etti. Tarafların karşılıklı suçlamalarını ve sundukları delilleri titizlikle inceleyen Aile Mahkemesi, kadının erkeğe yönelik fiziksel müdahalede bulunduğunu, ancak erkeğin kadına ve kayınvalidesine yönelik küfür, hakaret içerikli sözler sarf ettiği, yatağını ayırdığı ve evlendiğine pişman olduğunu sürekli tekrarladığı gerekçesiyle kocayı ağır kusurlu, kadını ise az kusurlu buldu. Mahkeme, çiftin boşanmasına karar verirken çocuğun velayetini anneye vererek koca aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmetti.

Bölge Adliye Mahkemesi Tazminat Miktarını Artırdı

Yerel mahkemenin verdiği bu kararın ardından taraflar kusur oranları ve tazminat miktarları yönünden kararı istinaf mahkemesine taşıdı. Dosyayı yeniden masaya yatıran Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların kusur durumlarına yönelik itirazlarını kısmen kabul ederek yerel mahkemenin kararını revize etti. İstinaf dairesi, müşterek çocuk lehine ödenen nafaka miktarını her bir çocuk yararına 2 bin liraya yükseltirken, ağır kusurlu bulunan kocanın ödemesi gereken tazminat miktarını ise kadın yararına 35 bin lira maddi, 60 bin lira manevi olmak üzere toplamda 95 bin lira olarak yeniden belirledi.

Yargıtay Son Noktayı Koyarak Kararı Onadı

Maddi ve manevi tazminat miktarlarının artırılması üzerine davalı koca, hukuki hakkını kullanarak kararı temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay'a gönderdi. Dosyanın ulaştığı Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin topladığı delilleri, tanık beyanlarını ve özellikle erkeğin evlilik süresince sarf ettiği pişmanlık sözlerinin oluşturduğu duygusal yıkımı hukuki açıdan inceledi. Yüksek Mahkeme daire heyeti, Bölge Adliye Mahkemesinin kurduğu hükümde ve kusur paylaşımında herhangi bir hukuki isabetsizlik görülmediğine kanaat getirerek, kocanın temyiz talebini esastan reddetti ve cezai tazminat kararı dahil olmak üzere boşanma hükmünü kurallara uygun bularak tamamen onadı.