Üzerinde sadece "Hicri 1293 Şehidi" yazan kabir, 1972 yılında rütbeli bir asker tarafından yaptırılan düzenleme ile bugünkü görünümünü kazandı. Şehidin ve o askerin kim olduğu hala bir muamma.Erzurum’un Aziziye ilçesinde, uçsuz bucaksız tarlaların ortasında yükselen "Garip Mezar", tam 149 yıldır hem tarihin hem de gizemin sessiz tanığı olmaya devam ediyor. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi döneminden kalan bu kabir, bugün hâlâ kime ait olduğu bilinmeyen bir kahramanın ebedi istirahatgâhı.
Tek Bir Satır: Hicri 1293 Şehidi
Erzurum merkeze yaklaşık 11 kilometre uzaklıkta, iki köyün tam ortasında yer alan mezar, etrafındaki hiçbir mezarlıkla bağlantısı olmayan "yapayalnız" duruşuyla dikkat çekiyor. Mezar taşında kazılı olan tek bilgi ise tarihe not düşülmüş bir fedakârlığı simgeliyor: "Hicri 1293 Şehidi".
Tarihsel kaynaklar, bu şehidin 93 Harbi sırasında çarpışarak şehit düştüğünü ve düştüğü yere defnedildiğini gösteriyor. Ancak askerin ismi, memleketi ve hangi birliğe mensup olduğu, aradan geçen bir buçuk asra rağmen çözülemeyen bir sır olarak kalmaya devam ediyor.
1972’deki Gizemli Ziyaret
Mezarın hikayesindeki en ilginç kırılma noktalarından biri 1972 yılında yaşandı. Bölge halkının aktardığına göre, o yıl bir gün ortaya çıkan rütbeli bir asker, kimseye açıklama yapmaksızın mezarı bugünkü anıt haline getirdi.
-
Çalışmaları bitiren asker, köylülerin "Kimsiniz? Neden burayla ilgileniyorsunuz?" şeklindeki sorularına yanıt vermeden, tıpkı geldiği gibi sessizce bölgeden ayrıldı.
-
Bu olay, şehidin kimliği kadar, onu yıllar sonra bulup onurlandıran o meçhul askerin de kim olduğunun gizemini derinleştirdi.
Manevi Bekçilerimize Sahip Çıkmalıyız
Vakanüvist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve Tarih Öğretmeni Taner Özdemir, bu tür alanların sadece birer toprak parçası olmadığını, vatanın manevi tapuları olduğunu vurguluyor. Özdemir, mezarla ilgili kapsamlı bir araştırmanın geçmişte sınırlı kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Erzurum Ovası'nı koruyan ve bu toprakların manevi bekçileri olarak gördüğümüz şehitlerimizi gün yüzüne çıkarmak, onların hatıralarını yaşatmak bizim görevimiz. Bu vatanın kolay kazanılmadığını; binlerce şehidin kanı ve fedakârlığı ile bizlere emanet edildiğini bu 'Garip Mezar' bize her gün hatırlatıyor."
Tarih meraklıları ve araştırmacılar, bu meçhul şehidin gerçek hikayesine ulaşabilmek adına arşivlerin yeniden taranması gerektiğini düşünüyor. "Garip Mezar", günümüzde sadece bir şehitlik değil, aynı zamanda Erzurum topraklarının vatan savunmasındaki kararlılığının somut bir simgesi olarak varlığını sürdürüyor.

