Türkiye’nin yakın siyaset tarihinin en karmaşık hukuki ve kurumsal krizlerinden biri ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) koridorlarında tescillenmektedir. Özgür Özel’in genel başkanlık koltuğuna oturduğu 38. Olağan Kurultay’ın yasal geçerliliğine yönelik açılan davada mahkemenin "mutlak butlan" (hukuken hiç doğmamış sayılma) yönünde karar tesis etmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden kurumsal liderliğe getirilmesi, parti içindeki asimetrik fay hatlarını harekete geçirdi.
Dâhili Bedhah Kayyum Çıkışı Siyasi Gündemi Salladı
Edinilen adli tescil verileri ve basın organizasyonlarının kayıtlarına göre; mutlak butlan tartışmalarının gölgesinde, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, T24 yazarı Murat Sabuncu’ya gündemi sarsacak rasyonel ve sert açıklamalarda bulundu.
Yargı kararıyla genel başkanlık makamına geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun pozisyonunu sert siyasi argümanlarla eleştiren İmamoğlu, mülakatında şu asimetrik ifadeleri kullandı:
"Dâhili bedhah kayyum’ diyorum ben ona... Onun emir aldığı, her söylediğini koşa koşa yaptığı Erdoğan; Cumhuriyet’i, democracyi, adaleti betona gömmek istiyor. Figüranların, kayyumun hiçbir önemi yoktur. Allah ömür, millet destek verdikçe ben mücadelemi sürdüreceğim. Önemli olan Cumhuriyet’in, emanetin geleceğidir."
Avukatlar Aracılığıyla Eş Zamanlı Sosyal Medya Deklarasyonu
Röportaj metninin kentsel ve ulusal basın organlarında deklare edilmesiyle eş zamanlı olarak Ekrem İmamoğlu, hukuki temsilcileri (avukatları) vasıtasıyla kurumsal sosyal medya hesabı üzerinden sivil kamuoyuna yönelik yazılı bir manifesto yayımladı. Sivil seçmen iradesine ve sandığa vurgu yapan İmamoğlu, kamuoyuyla paylaştığı mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Aziz milletim, siz darbeciyi de, yalancıyı da, fırsatçıyı da, korkakları da çok iyi tanırsınız. Onları gözlerinden tanırsınız. Sözlerinden tanırsınız. Davranışlarından tanırsınız. Ve en önemlisi, sandıktan kaçışlarından tanırsınız. Onlar korkun istiyor, susun istiyor, rıza gösterin, demokrasiye sahip çıkmaktan vazgeçin istiyor. Ama şimdi teslim olma değil; umutla, cesaretle, azimle ve kararlılıkla yürüme zamanıdır. Güçlü olan sizsiniz, asıl olan sizin iradeniz. Gelecek sizin ellerinizde. Rehberimiz millettir."
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve ilgili adli kolluk birimlerinin hukuki süreci yakından takip ettiği bu dönemde, ana muhalefet blokunun kurumsal geleceği ve tescil edilecek yeni siyasal denklemler başkent kulislerinde en üst perdeden tartışılmaya devam etmektedir.



