Başkent Ankara'nın en hareketli noktalarından biri olan Güvenpark, geçtiğimiz saatlerde eğitimcilerin hak arayışına ve ardından yaşanan hareketli anlara sahne oldu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanan mülakat sistemi nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşadıklarını ifade eden eğitimciler ile özel sektörde zorlu şartlar altında görev yapan öğretmenlerin bir araya geldiği barışçıl eylem, emniyet güçlerinin müdahalesiyle sonuçlanmıştı. Yaşanan arbede ve müdahale sırasında güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan kırk civarındaki eylemciden on sekiz öğretmen ile onlara destek vermek amacıyla alanda bulunan Türkiye İşçi Partisi Ankara İl Başkanı Fırat Çoban'ın emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı açıklandı. Gözaltı sürecinin sona ermesinin hemen ardından Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası cephesinden yapılan ilk resmi açıklamada, meydanlara iniliş amaçlarının sadece verilen sözlerin tutulması ve gasp edilen hakların geri alınması olduğu vurgulandı. Sendika yetkilileri, eğitimcilerin insani ve mesleki talepleri karşılanana dek bu haklı mücadeleden kesinlikle taviz verilmeyeceğini ve haklarını almadan asla geri adım atmayacaklarını tüm Türkiye kamuoyuna ilan etti.
Siyasi Kanattan Ve Sendikalardan Polis Müdahalesine Sert Tepki
Eğitim emekçilerinin seslerini duyurmak istedikleri bu meşru eyleme siyasi parti temsilcileri de yoğun bir destek vermişti. Eylem esnasında eğitimcilerle omuz omuza dururken gözaltına alınan ve kısa süre önce özgürlüğüne kavuşan Türkiye İşçi Partisi Ankara İl Başkanı Fırat Çoban'ın durumu hakkında partisinden de son derece net ifadeler içeren detaylı bir açıklama geldi. Yapılan resmi bilgilendirmede, Milli Eğitim Bakanlığı önünde tutulmayan sözler ve verilmeyen hakları için direnen öğretmenlerin yanında duran il başkanları ile Çankaya ilçe yöneticilerinin serbest kaldığı belirtilirken, kolluk kuvvetlerinin orantısız tutumu sert bir dille eleştirildi. Eğitimcilerin sadece alın terlerinin karşılığını istediklerine dikkat çekilen açıklamada, devletin güvenlik güçlerinin hak gasp eden patronlara veya sorumlulara değil, hakkını arayan eli öpülesi öğretmenlere yönelik sert müdahalesinin vicdanlarda asla kabul edilemez olduğu ifade edildi. Ülke genelindeki milyonlarca emekçinin anayasal haklarından ve alın terinin karşılığından bir an olsun vazgeçilmeyeceğinin altı kalın çizgilerle çizilerek, hak arayışı mücadelesine en güçlü şekilde ve kalınan yerden devam edileceği mesajı verildi.
Güvenpark Meydanı'nda Tansiyon Neden Yükseldi Ve Neler Yaşandı
Yaşanan bu gözaltı krizinin ve sokaklara taşan tepkinin arka planında ise aylar süren bir mağduriyet sarmalı ve duyulmayan feryatlar yatıyor. Mülakat sistemindeki adaletsizlikler yüzünden ataması bir türlü yapılmayan bin altı yüz on bir öğretmen ile özel öğretim kurumlarında asgari ücret seviyelerinde çalıştırılan meslektaşları, seslerini devletin zirvesine duyurabilmek adına sabah saat on bir sularında Milli Eğitim Bakanlığı binası önünde toplanma kararı almıştı. Grupların asıl hedefi, bakanlık önünden hareket ederek taleplerini doğrudan yasa yapıcılara iletmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Çankaya Kapısı'na kadar barışçıl bir yürüyüş gerçekleştirmekti. Ancak Güvenpark'ta toplanmaya başlayan kalabalığın etrafı kısa sürede geniş çaplı güvenlik önlemleri alan emniyet güçleri tarafından adeta ablukaya alındı. Polisin, yapılmak istenen eylemin kanunlara aykırı olduğunu belirterek grubun acilen dağılması yönünde yaptığı anonslar ve uyarılar, aylardır haklarını aramakta kararlı olan öğretmenler tarafından karşılık bulmadı. Eğitimcilerin, demokratik tepkilerini gösterip seslerini duyurmadan bulundukları alanı asla terk etmeyeceklerini kararlılıkla ifade etmeleri üzerine meydandaki tansiyon bir anda yükseldi ve emniyet güçlerinin fiziki müdahalesi başladı. Çıkan arbede sonucunda Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali başta olmak üzere pek çok öğretmen, sendika yöneticisi ve siyasi temsilci gözaltına alınarak ifade işlemleri için karakola götürülmüştü.


