Türkiye'yi derinden sarsan ve devasa bir yıkıma yol açan 6 Şubat depremlerinin üzerinden aylar geçmesine rağmen, felaketin ardındaki ihmaller zinciri tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Kahramanmaraş'ta tam 18 bloğun saniyeler içinde yerle bir olduğu ve en az bin 480 vatandaşımızın hayatını kaybettiği Ebrar Sitesi, yaşanan acıların en büyük sembollerinden biri olarak hafızalara kazındı. Devam eden hukuki süreçlerde dosyaya giren son belgeler ve resmi kurum yazışmaları, tablonun sadece müteahhit ve malzeme eksikliğiyle açıklanamayacağını, kentin planlama aşamasında da ölümcül kararların alındığını gözler önüne seriyor.
Bilirkişi Raporundaki Kritik Asli Kusur Detayı
Devam eden davalar kapsamında, sitede 76 kişiye mezar olan K Blok dosyasına sunulan son bilirkişi raporu, sorumluluk ağının tepe noktasına işaret etti. Rapor, yalnızca binaları inşa eden müteahhitleri veya denetim firmalarını değil, aynı zamanda bölgenin yapılaşma süreçlerini yöneten yetkilileri de hedefe koydu. Belgede, "bölgenin gerekli zemin araştırmaları yapılmadan ve hayati tedbirler alınmadan imara açılmasından sorumlu birimlerin" açıkça "asli kusurlu" olduğu tespitine yer verildi. Özellikle ilgili tarihlerde yapılması zorunlu olan zemin etütlerinin eksikliğine vurgu yapılması, gözlerin o dönemki yerel yönetim kararlarına ve meclis tutanaklarına çevrilmesine neden oldu.
Resmi Makamlardan Gelen Çarpıcı Yanıt: Karar Meclisten Çıkmış
Bilirkişi raporunun ortaya koyduğu bu vahim tespitin ardından, alüvyon zemin üzerine kurulu riskli alanın imara açılmasına tam olarak kimlerin onay verdiği Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden yetkili mercilere yöneltildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Planlama Şube Müdürlüğü tarafından verilen ilk yanıtta, imar planlarının mevcut mevzuata ve jeolojik-jeoteknik etüt raporlarına dayandığı belirtilerek, asli kusurluluk tespitinin yargının inisiyatifinde olduğu ifade edildi.
Ancak soruşturmanın derinleşmesi ve kamuoyunun ısrarlı takibiyle dünkü yazışmalarda net bir resmi yanıt kayıtlara geçti. Müdürlük, 30 Mart 2014 tarihi itibariyle şehrin Büyükşehir statüsü kazandığını hatırlatarak düğümü çözen şu açıklamayı yaptı: "Ebrar Sitesi'nin bulunduğu bölgeyi de kapsayan imar planları Mülga Kahramanmaraş Belediye Meclisi tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir." Bu açıklama, binlerce kişiye mezar olan o bölgenin yapılaşma izninin doğrudan dönemin belediye meclisi iradesiyle verildiğini resmi olarak kanıtlamış oldu.
Kayıp Yakınlarından Adalet Feryadı: İmzası Olan Herkes Yargılansın
Sadece inşaat sürecinde yer alanların değil, bu ölümcül yerleşim planlamasına el kaldırıp onay verenlerin de adalet önünde hesap vermesi gerektiğini savunan kayıp yakınları, sürecin peşini bırakmamakta kararlı. Ebrar Sitesi'nde canından çok sevdiği yakınlarını toprağa veren Fatma Irmak, resmi makamlardan gelen açıklamaları sürecin seyri açısından oldukça kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.
Bölgenin zemin yapısına dair deprem öncesinde hazırlanan İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) raporlarını hatırlatan Irmak, yaşanan süreci şu sarsıcı ifadelerle özetliyor:
"Yıllar boyunca hazırlanan teknik raporlarda ve devletin resmi belgelerinde bölgenin alüvyon zemin yapısına sahip olduğu, olası büyük bir sarsıntıda ağır hasar ve yıkım riski taşıdığı defalarca ve açıkça vurgulandı. Buna rağmen o bölgede böylesine yoğun bir yapılaşmaya göz yumulması, bugün yaşadığımız büyük felaketin en temel nedenidir. Sadece bu sitede 1480 can yitip gitti. Sorumluluk sadece binayı yapan müteahhitle, taşıyıcı kolonu döken işçiyle sınırlandırılamaz; bu binaların yapılmasına olanak tanıyan imar süreçlerinin, o kararların altına imza atan belediye meclisi üyelerinin ve ilgili kamu görevlilerinin de yargı önüne çıkması şarttır."
Bilimin ve mühendislik ilkelerinin gözetilmediği kentleşme politikalarının Türkiye gibi aktif fay hatları üzerinde yer alan bir deprem ülkesinde kaçınılmaz acılar doğurduğuna dikkat çeken aileler, adaletin eksiksiz tecelli etmesi için hukuki mücadelenin yelpazesinin genişletilmesini ve asıl sorumluların yargılanmasını bekliyor.



