Efsane sporcu, "Kendimi son derece dinç hissediyorum. 2028 yılına kadar bu gençliğe en iyi şekilde örnek olmaya devam edeceğiz" dedi.
Rusların Tarihi Rekorunu Geride Bıraktı: 28 Madalyayla Zirvedeyim
Kısa bir süre önce elde ettiği tarihi Avrupa şampiyonluğunun dünya genelinde büyük yankı uyandırdığını anımsatan Rıza Kayaalp, elde edilen başarıların arka planındaki istikrara dikkat çekti. Genç nesillere rol model olmanın şampiyonluklar kazanmak kadar kıymetli olduğunu belirten milli güreşçi, kariyer bilançosunu şu sözlerle aktardı:
"Çok şükür, Rusların elinde bulunan 12 Avrupa şampiyonluğu rekorunu, 13’üncü altın madalyamı kazanarak kırmayı başardım. Bu kadar uzun yıllar boyunca aynı sıklette istikrar sağlamak ve o zirveyi korumak dünya güreş camiasında büyük ses getirdi. Bizim asıl amacımız, bu başarılarla arkamızdan gelen çocuklara, gençlere yön göstermek. Onların zihninde 'Rıza Ağabeyimiz başardıysa, biz de inanıp çalışırsak yapabiliriz' fikrini uyandırabilmek her şeyden önemli. Kariyerim boyunca 15 kez Avrupa’da final oynadım, 10 kez dünya minderlerinde, 3 kez de olimpiyatlarda madalya kürsüsüne çıktım. Toplam madalya sıralamasına bakıldığında şu an 28 madalya ile dünya tarihinde ilk sırada yer alıyorum. Yaşımız biraz ilerlemiş olabilir ancak kendimi son derece dinç, dinamik ve güçlü hissediyorum. Doğru çalışıp, doğru dinlendiğim sürece 2028 yılına kadar bu gençliğe minderde örnek olmaya devam edeceğim."
Devletimize Vefa Borcumuz Var, Karşılığını Madalyayla Ödüyorum
Kariyerinin kalan bölümünü milimetrik bir planlamayla sürdüreceğini ifade eden Kayaalp, gözünü yeni şampiyonluklara diktiğini söyledi. Spor hayatında devletin sunduğu imkanların farkında olmanın önemine değinen efsane sporcu, vefa bilincinin altını çizdi:
"Önümde 2028 yılına kadar iki Avrupa ve iki Dünya Şampiyonası daha var. Hedefim Avrupa şampiyonluklarımı 14-15 seviyesine, dünya şampiyonluklarımı ise 6 ya da 7'ye yükseltmek. Sonrasında ise tabii ki en büyük hedef yeniden olimpiyat kürsüsü. Bunun için çok planlı hareket etmem, antrenman ve dinlenme dengesini çok iyi kurmam gerekiyor. Kamplarımızda beslenme veya lojistik anlamda hiçbir eksiğimiz yok; devletimiz sporcusuna en üst düzey imkanları sunuyor. Önemli olan bu imkanların farkında varmak ve devlete karşı bir vefa borcu hissedebilmektir. Ben güreşe 2000 yılında Güreş Eğitim Merkezi’nde başladım. İlk uluslararası başarımı 2005 yılında yine Arnavutluk’un Tiran kentinde yıldızlar kategorisinde elde etmiştim; son büyükler Avrupa şampiyonluğumu da yine Tiran'da kazandım. Nereden geldiğimi hiç unutmadım. Bütün genç sporcu kardeşlerimin de bu vefa bilinciyle, sadece bireysel değil, ailelerini ve devletlerini düşünerek çok çabalamalarını canı gönülden istiyorum."
Etnospor’da Minder Güreşi Vurgusu: Seyir Zevki Çok Yüksek
8’inci Etnospor Kültür Festivali’nin kültürel entegrasyon açısından büyük bir işlev gördüğünü belirten Rıza Kayaalp, organizasyonda geleneksel branşların yanı sıra minder güreşinin de yer almasının stratejik bir karar olduğunu söyledi. Türk dünyasının ortak paydalarına değinen şampiyon güreşçi, sözlerini şöyle tamamladı:
Türk Devletlerinin Ortak Sporu: "Karakucak ve yağlı güreş bizim bu topraklardaki öz kültürümüz, vazgeçilmezimizdir. Ancak katılım sağlayan tüm Türk devletlerinin dünyada ortaklaşa yürüttüğü, uluslararası kuralları olan yegane spor minder güreşidir. Dolayısıyla Türk devletlerinden gelen takımların burada minder güreşi kategorisinde de yarışıyor olması, organizasyonun kapsayıcılığını artırıyor. Hem salonu dolduran seyirciler hem de spora hevesli çocuklar için harika bir seyir zevki sunuluyor. Herkesin burada milli kültürümüzü soluyarak çok güzel bir gün geçireceğine inanıyorum."




