Diyarbakır ilinin Çınar ilçesinde yıllardır çözülemeyen ve sırlarla dolu bir kayıp vakası, adli makamlara ulaşan kan dondurucu bir itirafla yepyeni ve korkunç bir boyuta taşındı. İki bin dokuz yılından bu yana akıbetlerinden haber alınamayan C.A. ve A.U. isimli şahısların izini süren güvenlik güçleri, olayın sıradan bir kayıp vakası değil, planlı ve acımasız bir infaz olduğunu ortaya çıkardı. Çınar Cumhuriyet Savcılığına başvuran bir gizli tanığın tüyler ürperten ifşaatları, bölgede yıllarca ustalıkla saklanan korkunç bir aile meclisi kararını gün yüzüne çıkardı. Bu kritik gelişmenin ardından hiç vakit kaybetmeden harekete geçen jandarma ekipleri, aralarında köy muhtarlarının ve olaya doğrudan karıştığı iddia edilen aile üyelerinin de bulunduğu 20 kişiyi eş zamanlı şafak operasyonlarıyla gözaltına aldı.

Konya'da Gölgeye Bırakılan Bebek Minibüsün Altında Can Verdi
Konya'da Gölgeye Bırakılan Bebek Minibüsün Altında Can Verdi
İçeriği Görüntüle

İki Köyü Kapsayan Karanlık İnfaz Kararı Ve Amansız Takip

Kan donduran olayın detayları, Karacadağ eteklerinde yer alan Beneklitaş ve İnanöz köylerinin sessiz geçmişine ışık tutuyor. İddialara göre, her ikisi de farklı kişilerle evli olan C.A. ve A.U., yasak bir ilişki yaşayarak köyden birlikte kaçma kararı aldı. Bu ani kaçışın ardından her iki ailenin önde gelen isimleri bir araya gelerek geleneksel ve yasa dışı bir aile meclisi kurdu. Saatler süren görüşmelerin ardından alınan acımasız karar doğrultusunda, kaçan ikilinin ne pahasına olursa olsun bulunarak infaz edilmesine hükmedildi. Soruşturmanın seyrini değiştiren gizli tanığın anlattıklarına göre, amansız bir takibe alınan çift, kısa süre içinde A.U.'nun ailesi tarafından yakalanarak zorla köye geri getirildi. Köye getirilen kurbanlar, iddiaya göre önce C.A.'nın kendi ailesine, daha sonra ise C.A.'nın resmi olarak evli olduğu kişinin ailesine teslim edilerek vahşi bir sonun acımasız hazırlığı yapıldı.

Gözlerden Uzak Araziye Gömülen Bedenler Ve Kapatılan Dosya

Soruşturma dosyasına giren sarsıcı ifadelere göre, kurbanlardan C.A. acımasızca başına ateş edilerek katledilirken, A.U. ise bıçaklanarak vahşice öldürüldü. Bu çifte cinayetin işlenmesinin ardından, olayın izlerini tamamen silmek isteyen ve adaletten kaçmayı planlayan şüpheliler, iki maktulün cansız bedenlerini köye yaklaşık yirmi kilometre mesafedeki ıssız ve dağlık bir araziye götürerek derin bir çukura gömdü. Olayın üzerinden tam altı yıl geçtikten sonra, iki bin on beş yılında jandarma karakoluna yapılan göstermelik bir kayıp ihbarı üzerine bölgede arama çalışmaları başlatıldı. Ancak o dönemde teknolojik imkanların kısıtlılığı ve kurbanlara dair en ufak bir ize rastlanılamaması sebebiyle, hazırlanan adli dosya faili meçhul bir kayıp şahıs vakası olarak raflara kaldırıldı ve bu karanlık sır perdesi yıllarca aralanmayı bekledi.

Savcılık Gözetimindeki Kazılarda Kemikler Bulundu Ve Hesap Vakti Geldi

Yıllar sonra ortaya çıkan ve büyük bir cesaret örneği göstererek konuşmaya karar veren gizli tanığın nokta atışı yer göstermesi, adli tıp ve olay yeri inceleme ekiplerini yeniden o ıssız araziye yönlendirdi. Çınar Cumhuriyet Savcısının bizzat nezaret ettiği ve büyük bir güvenlik çemberi içerisinde yürütülen geniş çaplı kazı çalışmalarında, toprağın derinliklerinden insana ait olduğu kesinleşen kemik parçaları gün yüzüne çıkarıldı. Topraktan çıkarılan bu kritik bulgular, kimlik tespiti ve detaylı DNA incelemeleri yapılmak üzere yüksek güvenlik önlemleri altında Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Öte yandan, vahşetin planlayıcısı, azmettiricisi ve uygulayıcısı oldukları şüphesiyle gözaltına alınan yirmi kişinin Çınar İlçe Jandarma Komutanlığındaki çapraz sorgu işlemleri büyük bir titizlikle devam ediyor. Zanlıların önümüzdeki hafta başlarında geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması ve adaletin 17 yıl sonra da olsa tecelli etmesi bekleniyor.