Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kentsel dönüşüm kavramına ve şehirlerin depreme hazırlanma sürecine ilişkin dikkat çeken uyarılarda bulundu. Kentsel dönüşümün tek başına kentleri depreme dirençli hale getirmediğini belirten Görür, şehir yaşamının sadece binalardan ibaret olmadığının altını çizdi.
"KENT YAŞAMI SADECE BİNALARDAN İBARET DEĞİL"
Kentsel dönüşümün bir şehri finans, tarih, spor veya turizm kentine dönüştürebileceğini ifade eden Görür, bu tür dönüşümlerin o yeri doğrudan bir deprem kenti yapmayacağını ifade etti. Şehirdeki yaşam sürdürülebilirliğinin yalnızca yapı stokuna bağlı olmadığını hatırlatan Görür; su, elektrik, doğalgaz, ulaşım yolları, hastaneler, itfaiye teşkilatı ve köprüler gibi kritik unsurların da afet anında ayakta kalması gerektiğini belirtti.
KENTİN 7 TEMEL BİLEŞENİNE DİKKAT ÇEKTİ
Depreme hazırlık sürecinde kentin tüm bileşenlerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Naci Görür, bir şehrin temel yapı taşlarını sıraladı. Görür, dirençli bir kent oluşturmak için yönetim, halk, altyapı, yapı stoku, ekosistem, çevre ve ekonomi unsurlarının tamamının sağlam ve depreme hazır hale getirilmesinin şart olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Naci Görür'ün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım:
KENTSEL DÖNÜŞÜM
Kentsel dönşüm kentlerin depreme hazırlanması demek değildir. İstersen bir kenti finans kente, tarihi kente, spor kentine, turistik kente etc., dönüşürtürebilirsin ama bunlar onları deprem kenti yapmaz. Kentte yaşam sadece yapı stokuna bağlı değildir. Yaşam için suya, elektriğe, gaza, yola, hastaneye, itfaiyeye köprüye. etc., ihtiyaç vardır. Bu nedenle deprem için kent bileşenlerinin sağlam olması gerekir. Bir kent yönetim, halk, altyapı, yapı stoku, ekosistem, çevre ve ekonomi 'den oluşur.





