Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde sular bir türlü durulmuyor. Siyasi arenada eşine az rastlanır bir hukuki sürecin ardından gelen mutlak butlan kararı, ana muhalefet partisinin koridorlarında fırtınalar koparmaya devam ediyor. Yirmi dört Mayıs tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde yaşanan ve tüm Türkiye'nin günlerce konuştuğu polis müdahalesinin yankıları sürerken, parti kulislerinden sızan yeni bir iddia Ankara siyasetine bomba gibi düştü. Ortaya atılan çarpıcı iddialara göre, genel merkeze kolluk kuvvetleriyle girilmesi parti kurmayları arasında büyük bir rahatsızlık yarattı. Gelen yoğun eleştiriler üzerine sessizliğini bozan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, doğrudan kendi ekibinin hamlesi olan bu polis müdahalesine ilişkin yöneltilen sorulara olayları bilmediği yönünde son derece ilginç bir yanıt verdiği kulislerde en çok konuşulan konu haline geldi.

Erzurum'da Mehmet Amcanın Feryadına Hayırsever İş İnsanı Yetişti
Erzurum'da Mehmet Amcanın Feryadına Hayırsever İş İnsanı Yetişti
İçeriği Görüntüle

Emniyet Müdürlüğüne Verilen Teslim Talebi Dilekçesi Gerilimi Tırmandırdı

Yaşanan bu büyük siyasi krizin fitili, hukuki bir adımın atılmasıyla ateşlenmişti. Yargıdan çıkan mutlak butlan kararının ardından Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı görevine hukuken geri döndüğü ifade edilen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu adına hareket eden avukat Celal Çelik, süreci hızlandırmak adına kritik bir hamle yapmıştı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin resmi avukatı sıfatını kullanarak Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne resmi bir başvuruda bulunan Çelik, verdiği dilekçede parti genel merkezinin ivedilikle kendilerine teslim edilmesi hususunda gerekli tüm yasal ve idari işlemlerin yapılmasını talep etmişti. Bu resmi başvurunun işleme konulmasının hemen ardından emniyet güçleri, ana muhalefet partisinin genel merkez binasına giderek müdahalede bulunmuştu. Yaşanan bu gergin anların ve polis ekiplerinin binaya girmesinin ardından, binada bulunan partililerle birlikte Özgür Özel ve beraberindeki heyet genel merkez binasını terk etmek zorunda kalmıştı.

Merkez Yürütme Kurulu Üyelerinden Polis Eşliğindeki Baskına Sert Tepki

Siyasi tarihe geçen bu genel merkez tahliyesinin ardından parti içerisindeki iç hesaplaşmalar ise hız kesmeden devam ediyor. Basına yansıyan haberlere ve siyasi kulislere düşen iddialara göre, Cumhuriyet Halk Partisi'nin en üst yönetim organı olan Merkez Yürütme Kurulu toplantılarında bu polis müdahalesi son derece sert tartışmalara sahne oldu. Bazı Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, yıllarını verdikleri kendi parti binalarına polis eşliğinde, adeta bir baskın havasında girilmesini siyasi etiğe ve parti kültürüne aykırı bularak ağır sözlerle eleştirdi. Kurmayların bu haklı tepkilerini ve sitemlerini yüksek sesle dile getirmesi üzerine gözler, müdahalenin hukuki altyapısını hazırlayan ekibin lideri konumundaki isme çevrildi. Ancak bizzat kendi avukatının hazırladığı dilekçe ve yönlendirmesiyle gerçekleşen bu emniyet harekatı hakkında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun olaylardan bihaber olduğunu söyleyerek kendisini savunduğu iddiası, parti içindeki kafa karışıklığını ve tepkileri daha da derinleştiren bir gelişme olarak siyasi tarihteki yerini aldı.