İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile İsviçre’de gerçekleştirilen ve bölgesel tansiyonu düşürmeyi hedefleyen kritik müzakerelerin ardından, ülke içinde yükselen muhalif seslere karşı sert bir uyarıda bulundu. Tahran’da düzenlenen Ulusal Esnaf Günü etkinliğinde konuşan Pezeşkiyan, müzakere sürecinin "tavizsiz" bir şekilde yürütüldüğünü vurguladı.
Bölünme Mesajları Düşmanın Değirmenine Su Taşır
Müzakere sürecine karşı İran iç siyasetinde yöneltilen eleştirilere yanıt veren Pezeşkiyan, ulusal birlik vurgusu yaptı. "Ayrışma ve bölünmeye yol açacak her mesaj, düşmanın değirmenine su taşımaktır" diyen Pezeşkiyan, İran tarihindeki en güçlü uzlaşı ortamının yakalandığını belirtti. Cumhurbaşkanı, diplomatik süreçte haklarından bir milim dahi geri adım atmadıklarının altını çizdi.
Müzakerelerin Teknik Çıktıları: 60 Günlük Yol Haritası
Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda gerçekleşen İsviçre görüşmeleri, 14 maddelik mutabakat zaptının uygulanmasına dair teknik detayları netleştirdi. Tarafların uzlaştığı temel başlıklar şunlar oldu:
-
Üst Düzey Komite: Arabuluculuk sürecinin siyasi denetimi için taraflar ortak bir komite kurulmasında anlaştı.
-
60 Günlük Takvim: Nihai anlaşmaya varmak adına kapsamlı bir yol haritası belirlendi.
-
Lübnan Mekanizması: İsrail’in saldırıları altındaki Lübnan'da ateşkesi izlemek üzere kurulacak yeni mekanizmaya İran da temsilci gönderecek.
Lübnan'da Geri Adım Vurgusu
Pezeşkiyan, özellikle Lübnan’daki duruma dikkat çekerek, İran’ın diplomatik baskısı sonucunda ABD ve bölge politikalarında "olumlu gelişmeler" yaşandığını savundu. İran'ın talepleri doğrultusunda Lübnan özelinde bir esneme yaşandığını belirten Pezeşkiyan, bu kazanımların korunması için teknik müzakerelerin devam edeceğini açıkladı.
Diplomatik Süreç Nasıl İlerleyecek?
İran heyeti İsviçre’den ayrılsa da teknik ekipler arasındaki temaslar sürecek. Uzmanlar, İran’ın bu müzakerelerle ekonomik baskıyı hafifletmeyi, ABD’nin ise Ortadoğu’daki çatışmaları "düşük yoğunluklu" seviyeye çekmeyi hedeflediğini belirtiyor. Ancak hem Tahran’daki muhafazakar kanadın tepkisi hem de Washington’daki seçim atmosferi, 60 günlük bu "yol haritasının" önündeki en büyük engeller olarak görülüyor.
Pezeşkiyan’ın "taviz vermedik" açıklaması, içerideki milliyetçi kesimi teskin etmeyi amaçlarken, dış dünyada ise müzakerelere kapıların açık tutulduğunun bir işareti olarak okunuyor.




