Türkiye'nin askeri gemi inşa sanayisinde Cumhuriyet tarihinin en yoğun ve verimli günlerini yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretilen gemilerin en az yüzde 80 yerlilik oranıyla inşa edildiğinin altını çizdi. Gemilerin muadillerinden çok daha üstün niteliklere sahip olduğu; savaş yönetim ile arama kurtarma sistemlerinin tamamen yerli ve milli şirketlere ait olduğu ifade edildi. Savunma ve havacılık sektörünün ulaştığı boyutu rakamlarla paylaşan Erdoğan, projelerin toplam değerinin 25 milyar Euro seviyesinde olduğunu ve yalnızca geçen ay 996 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirilerek tarihi bir başarıya imza atıldığını duyurdu.
İlk Kez Bir NATO Ve AB Ülkesine Savaş Gemisi İhracatı
Törenin en dikkat çeken noktalarından biri, Türkiye tarihinde bir ilkin gerçekleşmesi oldu. Romanya Deniz Kuvvetleri için üretilen "Cam Roman" isimli açık deniz karakol gemisinin teslimatıyla birlikte Türkiye, ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği ülkesine savaş gemisi ihraç etmiş oldu. Aynı törende, Türk Deniz Kuvvetlerinin gücüne güç katacak olan "Koç Hisar" platformu da resmi olarak hizmete alındı. Türkiye'nin aynı anda en fazla savaş gemisi üretebilen ülkelerden biri olduğu ve 15'ten fazla dost ülkeye gemi ihraç etme kapasitesine ulaştığı belirtildi.
Yeni Güvenlik Paradigması Ve Bölgesel Barış Vurgusu
Soğuk Savaş döneminden bu yana dünyanın en köklü değişimlerinden birini yaşadığını ifade eden Erdoğan, "zor oyunu bozar" yaklaşımıyla şekillenen yeni bir güvenlik paradigmasının ortaya çıktığını belirtti. Bu yeni dönemde ulusal güvenliğin başkalarına emanet edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunun altı çizilirken, Türkiye'nin bu süreci çok erken fark edip doğru okuyan ülkelerden biri olduğu vurgulandı. Artan askeri güce rağmen Türkiye'nin kimseyle çatışma peşinde olmadığı; asıl gayesinin bölgesel barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmek olduğu kesin bir dille ifade edildi.




