Türkiye'nin diplomatik zaferleriyle sonuçlanan Ankara'daki tarihi NATO Zirvesi'nin perde arkasında yaşanan son derece çarpıcı gelişmeler gün yüzüne çıkmaya başladı. Küresel siyasetin kalbinin attığı zirvede Ankara ile Washington ilişkilerinde tamamen yeni bir aşamaya geçilirken, atılan stratejik adımlar dünya basınının da yakın takibindeydi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ve uzun süredir uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yeşil ışık yakması, zirvenin en kritik dönüm noktalarından biri oldu. Trump'ın ayrıca milli muharip uçak projesi kapsamında hayati önem taşıyan KAAN motorlarının Türkiye'ye gönderileceğini müjdelemesi savunma sanayisinde büyük bir heyecan yarattı. Dışişleri kaynaklarından edinilen derinlemesine bilgilere göre, ABD ile yürütülen askeri diplomasinin en hassas halkasını oluşturan S-400 ve F-35 konularında ciddi bir ivme yakalandı. Tüm bu somut kazanımların yanı sıra zirveye asıl damga vuran olay, Başkan Trump ile İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında patlak verebilecek muhtemel bir krizin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın usta işi diplomatik manevralarıyla engellenmesi oldu.

F-35 Programında Hukuki Süreç Ve Depodaki 6 Uçak İçin Geri Sayım

Savunma ve güvenlik kulislerinden sızan bilgilere göre, Türkiye'nin 2019 yılında Rusya'dan tedarik ettiği S-400 hava savunma sistemlerinin ardından 2021 yılında tamamen çıkarıldığı F-35 programına yönelik diplomasi trafiği son dönemde eşine az rastlanır bir hız kazandı. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşanan başkanlık değişiminin ardından Ankara ile Washington arasındaki buzlar hızla erimeye başladı. Dışişleri kaynakları, mevcut süreçte hukuki boyutun büyük bir titizlikle ele alındığını vurgulayarak, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ile F-35 sürecine dönüşün birbirinden tamamen farklı hukuki işlemler gerektirdiğini kamuoyuyla paylaştı. Diplomatların masasında birden fazla çözüm formülü bulunurken, Türkiye'nin geçmiş dönemde parasını eksiksiz olarak ödediği ve halihazırda ABD depolarında bekletilen 6 adet F-35 savaş uçağının teslim alınması konusunda oldukça olumlu ilerlemeler kaydedildiği öğrenildi. Türkiye'nin doğrudan programa ortak olarak geri dönmesinden ziyade, öncelikli olarak depoda bekleyen bu 6 uçağın Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine katılması yönünde somut adımların atılması bekleniyor.

Washington Hattında Değişen İklim Ve Kongre Üyelerindeki Yumuşama

İkili ilişkilerdeki bu olumlu rüzgarın sadece Beyaz Saray ile sınırlı kalmadığı, ABD Kongresi cephesinde de son derece dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığı belirtiliyor. CAATSA yasasının mimarlarından biri olan Senato Dış İlişkiler Komitesinin kıdemli üyesi Jeanne Shaheen ve beraberindeki senatör heyetinin son dönemde Türkiye'ye yönelik verdiği ılımlı mesajlar, bu diplomatik baharın en önemli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Washington'daki bu olumlu havanın ve Kongre üyelerinin esneyen tutumunun, yeni ABD yönetimiyle birlikte okunduğunda çok daha anlamlı hale geldiğine işaret ediyor. Başkan Donald Trump'ın yapıcı yaklaşımları ve yeni dönemin getirdiği pragmatik siyasi iklim doğrultusunda, geçmişte Kongre kanadında hakim olan katı ve ön yargılı pozisyonların zaman içerisinde tamamen kırılabileceği öngörülüyor.

İspanya Ve İtalya İle Yaşanan Gerilimi Bitiren Diplomatik Hamle

Zirvenin sadece savunma anlaşmalarıyla değil, liderler arası kriz yönetimiyle de tarihe geçtiği belirtiliyor. Zirve esnasında kapalı kapılar ardında ABD Başkanı Trump ile Avrupalı liderler arasında soğuk rüzgarların estiği, ancak bu gerilimin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın anında müdahalesiyle yatıştırıldığı ortaya çıktı. İddialara göre Trump, İspanya Başbakanı Sanchez'i hedef alarak son derece sert ifadeler kullandı ve kendisini yaptırımla tehdit etti. Bu çıkış karşısında Sanchez'in doğu kanadında 3.000 asker bulundurduklarını ve savunma harcamalarını artırdıklarını belirterek kendini savunduğu, tam bu esnada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın devreye girerek İspanya tezlerine destek verdiği kaydedildi. Erdoğan'ın bu dengeleyici hamlesi Trump'ın katı tavrını kırarken, benzer bir krizin İtalya Başbakanı Meloni ile yaşanmasının da önüne geçildi. Zirvede büyük bir diplomatik kriz çıkmamasının en büyük sebebinin Erdoğan ile Trump arasındaki köklü ve güvene dayalı kişisel dostluk olduğu belirtiliyor.

Japonya Savunma Bakanı Koizumi Şinciro'nun Balık Ekmek Paylaşımı
Japonya Savunma Bakanı Koizumi Şinciro'nun Balık Ekmek Paylaşımı
İçeriği Görüntüle

Ön Yargıları Kırılan Belçikalı Bakan Artık Türkiye'nin En Yakın Dostu

Ankara'daki NATO Zirvesi, sadece Amerika Birleşik Devletleri ile değil, Avrupa'nın önde gelen aktörleriyle de ilişkilerin onarıldığı bir platforma dönüştü. Geçmiş yıllarda Türkiye'ye karşı sergilediği son derece mesafeli ve olumsuz tutumuyla tanınan Belçika Savunma Bakanı Theo Francken'ın yaşadığı diplomatik dönüşüm, zirvenin en çok konuşulan detaylarından biri oldu. Dışişlerinin deneyimli diplomatları, Francken'ın daha önce Göç Bakanlığı yaptığı dönemdeki ön yargılı tavırlarının, yürütülen akılcı diplomasi ve yakın diyalog sayesinde tamamen silindiğini ifade ediyor. Türkiye'ye bizzat gelerek ülkenin sunduğu misafirperverliği, jeopolitik potansiyeli ve diplomatik gücü yerinde gözlemleyen Belçikalı Bakan'ın adeta bir Türkiye hayranına dönüştüğü belirtiliyor. Tüm eski kalıplarını yıkan Francken'ın şu an Türkiye'nin Avrupa'daki en güçlü destekçilerinden biri konumuna geldiği vurgulanıyor.