Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ikili temaslarda bulunmak üzere Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'i Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde büyük bir nezaketle ağırladı. İki lider arasında gerçekleşen oldukça verimli görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısı, hem bölgesel hem de küresel siyasete dair çok kritik mesajlara sahne oldu. İkili ilişkilerin tüm boyutlarıyla masaya yatırıldığı zirvede, Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü kardeşlik bağlarının altı bir kez daha kalın çizgilerle çizildi. Toplantının açılışında, geçtiğimiz günlerde Pakistan'ın Belücistan eyaletinde meydana gelen ve derin bir üzüntü yaratan feci otobüs kazasına da değinildi. Meydana gelen elim trafik kazasında hayatını kaybeden Pakistan vatandaşları için Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, dost ve kardeş ülke Pakistan halkına milletinin en derin taziye dileklerini iletti.

Başakşehir'de Kanser Tedavisinde Yeni Devir Başlıyor
Başakşehir'de Kanser Tedavisinde Yeni Devir Başlıyor
İçeriği Görüntüle

İsrail'in Bölgesel Tahriklerine Sert Uyarı

Düzenlenen basın toplantısının en can alıcı noktalarından birini, Ortadoğu'da giderek tırmanan gerilim ve İsrail'in saldırgan politikalarına yönelik verilen net mesajlar oluşturdu. Bölgede kalıcı bir sükunetin sağlanması amacıyla diplomasi kanallarının açık tutulması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin her zaman huzurdan yana bir tavır sergilediğini hatırlattı. İsrail yönetiminin, sağlanan uluslararası mutabakat zeminlerini dinamitlemeye yönelik tehlikeli tahriklerini son derece yakından ve büyük bir endişeyle takip ettiklerini ifade eden Erdoğan, oldukça sert ifadeler kullandı. Siyasi geleceğini bölgesel çatışmaların devamlılığına bağlayan İsrail hükümetini açıkça eleştiren devlet başkanı, bu yapıyı siyonist bir katliam kadrosu olarak nitelendirdi. Bu zihniyetin özellikle Lübnan ve Suriye gibi komşu ülkeleri bilerek rahat bırakmadığını ve Gazze'deki mazlum halka yönelik hukuk tanımaz, insanlık dışı saldırılarını pervasızca sürdürdüğünü dile getirdi. Bölgenin yeniden barut ve kan kokusuna boğulmaması için uluslararası toplumun uyanık olması gerektiğini savunan Erdoğan, savaş bağımlısı bu yönetime kesinlikle yeni fırsatlar tanınmaması gerektiğinin altını çizdi.

Bölgesel Barış İçin Dayanışma Vurgusu

Ortak coğrafyada yaşayan tüm insanların, inançları ne olursa olsun tam bir güven ve huzur iklimi içerisinde yaşamayı hak ettiğini savunan Erdoğan, Türkiye'nin bu idealin gerçekleşmesi için tüm diplomatik imkanlarını seferber ettiğini kamuoyuyla paylaştı. Kalıcı bir çözümün, ancak ve ancak bölge ülkelerinin kendi hür iradeleri ve somut katkılarıyla mümkün olabileceğini belirten lider, dışarıdan dayatılan hiçbir formülün kalıcı bir istikrar getiremeyeceğine dikkat çekti. Bölgemizde barış, istikrar ve toplumsal refahın kök salması adına, köklü tarihi bağlara sahip olunan Pakistan başta olmak üzere tüm kardeş devletlerle omuz omuza, güçlü bir dayanışma ruhuyla çalışmaya devam edeceklerinin garantisini verdi. Yakın zamanda İslamabad mutabakatı ile sağlanan ve tüm dünyaya rahat bir nefes aldıran sükunet ortamına da değinen Erdoğan, müzakere masasında sergilenen büyük gayretlerden ötürü Başbakan Şerif'i ve Pakistan heyetini yürekten tebrik etti.

Ekonomik İlişkilerde Beş Milyar Dolarlık Büyük Hedef

Diplomatik ve siyasi dayanışmanın yanı sıra, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi de zirvenin ana gündem maddelerinden biri oldu. Devletler arası yatırım ilişkilerinin, mevcut kardeşlik hukukuna yakışır bir seviyeye taşınması için atılacak stratejik adımlar detaylıca ele alındı. Gerçekleştirilen görüşmelerde, iki ülke arasındaki ticaret hacminin daha önce belirlenen beş milyar dolar seviyesine çıkarılması hedefi her iki lider tarafından da güçlü bir şekilde teyit edildi. Özellikle Pakistan'ın kalbi konumundaki Karaçi'de Türk iş insanlarına yönelik özel bir ekonomik bölge tahsis edilmesi projesinin hızlandırıldığı ve ticaret bakanlıklarının bu konuda yoğun bir mesai harcadığı müjdelendi. Mevcut tercihli ticaret anlaşmasının kapsamının daha da genişletilerek yeni sektörleri içine alması için bürokratik görüşmelerin kesintisiz sürdüğü belirtildi.

Savunma Sanayisi Ve Stratejik Ortaklıkta Yeni Ufuklar

Türkiye ile Pakistan arasındaki stratejik ortaklığın en sağlam sütunlarından birini oluşturan savunma sanayisi işbirliği, basın toplantısında özel bir parantez açılarak değerlendirildi. İki ülkenin güvenlik bürokrasisi arasında her geçen gün ivme kazanan ve yeni dev projelerle taçlandırılan bu işbirliğinin, Pakistan'ın bölgesel caydırıcılığına ve askeri gücüne büyük bir çarpan etkisi yapacağına olan inanç vurgulandı. Savunma alanındaki bu güçlü bağların yanı sıra; enerji yatırımları, ulaştırma ağları, kritik yeraltı minerallerinin işlenmesi ve bilgi teknolojileri gibi vizyoner alanlarda da entegrasyonun derinleştirilmesi kararı alındı. Alınan tüm bu stratejik kararların ve mutabakatların iki ülke halkı için hayırlı sonuçlar doğurması temennisiyle sona eren toplantı, Ankara ile İslamabad arasındaki sarsılmaz bağları bir kez daha tescilledi.