Cumhuriyet Halk Partisi’nde süregelen meşruiyet ve liderlik tartışmaları, artık farklı bir evreye taşınıyor. Kurultay süreci ve yargı kararlarıyla sıkışan Özgür Özel ve yakın ekibinin, mevcut durumun çıkmaza girmesi ihtimaline karşı "B Planı" olarak nitelendirilen yeni siyasi oluşum hazırlıklarını hızlandırdığı belirtiliyor. Başkent kulislerinde, partinin geleceğini şekillendirecek kritik takvim ve olası yol haritası netleşmeye başladı.
11 Temmuz: Siyasetin Kritik Eşiği
Parti kulislerinde dolaşan bilgilere göre, 17 Haziran’da teslim edilen imzalar sonrasında işleyen 45 günlük sürecin sonuna yaklaşıldığı bir dönemde, 11 Temmuz tarihi "kader günü" olarak görülüyor. Tüzük gereği bir olağanüstü kurultayın en az 15 gün önceden ilan edilmesi zorunluluğu, bu tarihi kritik bir eşik haline getiriyor. Özel kanadının, bu tarihe kadar Genel Merkez’in atacağı adımları izleyeceği ve buna göre "kurultay mı, ayrılık mı?" sorusuna nihai yanıtı vereceği konuşuluyor.
Yeni Parti İsmi Masada: Görüşmeler Hızlandı
Özel'e yakın isimlerin, olası bir kopuş durumunda vakit kaybetmemek adına alternatif senaryoları masada tuttuğu öğrenildi. Siyasi arenada "Yeni Parti" ismiyle çalışmaların yürütüldüğü iddia edilirken, teşkilatlanma aşamasını hızlandırmak için seçime katılma yeterliliğine sahip mevcut partilerle de dirsek temasının sürdüğü belirtiliyor:
-
Anadolu Birliği Partisi ve Yenilik Partisi gibi, hukuki altyapısı hazır olan oluşumlarla ön görüşmeler yapıldığı iddialar arasında.
-
Erken seçim ihtimaline karşı hazırlıksız yakalanmak istemeyen ekip, "parti tabelası" hazır bir yapı üzerinden süreci yönetmeyi hedefliyor.
Adli Tatil Öncesi Hukuki Beklenti
Siyasi manevraların yanı sıra gözler Yargıtay’da. 20 Temmuz’da başlayacak olan adli tatil öncesinde, partideki çift başlılık görüntüsünü bitirebilecek veya derinleştirebilecek bir kararın çıkması bekleniyor. Özel ekibi, yargıdan gelecek işaretin siyasi kararlarını doğrudan etkileyeceğini ifade ediyor.
CHP Genel Merkezinde "Arınma" Operasyonu
Özgür Özel’in yeni yol arayışlarına karşı, Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki Genel Merkez’in ise "konsolidasyon" stratejisiyle hareket ettiği gözlemleniyor. Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanacak olan MYK’nın, muhalif il başkanlarına yönelik görevden alma ve ihraç kararlarıyla parti içindeki kontrolü tam olarak sağlama amacı güttüğü biliniyor.


