Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan "mutlak butlan" kararı sonrası siyasi gerilim tırmanıyor. Genel başkanlık koltuğunu devretmek zorunda kalan Özgür Özel, partinin meşruiyetini kurultayda gördüğünü belirterek, mevcut yönetime "Kurultayı gecikmeden yapın" çağrısında bulundu. Özel, partisinin geleceği için her türlü senaryoya hazır olduklarını ve "yeni parti" hazırlığının da bu sürecin bir parçası olduğunu vurguladı.
Partinin Kalbi Kurultaydır
Gazeteci Deniz Zeyrek’e verdiği röportajda süreci değerlendiren Özgür Özel, CHP’nin mevcut durumunu bir "kriz ve saldırı" olarak tanımladı. Özel, uzlaşma kapılarının açık olduğunu ancak "kurultay yapmama" ihtimalinin masada olmadığını belirtti:
"Bir partinin kurultayı, seçimi ve seçilmişlerle yönetilmesi o partinin kalbidir. Sen partinin kalbini alırsan ne beyni kalır ne diğer uzuvları... O parti başkasının olur. Bu partinin, CHP’nin kalbini kimseye vermeye niyetimiz yok."
Kılıçdaroğlu’na "Yeniden Kurultay" Çağrısı
Kemal Kılıçdaroğlu’na doğrudan çağrıda bulunan Özel, "Hadi 38. Olağan Kurultay’ın yapıldığı güne dönelim. O delege iradesine fesat karıştırıldı deniliyorsa, delegemiz bu kurultayı bir kez daha yapsın ve sözünü söylesin" diyerek hodri meydan dedi.
Onun Listesiyle Seçime Girmeyiz
Özel, yaklaşan seçim atmosferinde parti içi dinamiklere de değinerek, Kemal Kılıçdaroğlu’nun belirleyeceği bir milletvekili listesiyle seçime girmeyeceklerini açıkça ifade etti. Partinin kurultay yapmadan, seçimle gelmemiş bir yönetim tarafından idare edilmesini kabul etmeyeceklerini belirten Özel, "Seçilmeden yöneten birisiyle birlikte siyaset de yapamayız biz" ifadelerini kullandı.
A Planı CHP’de Kalmak, B Planı Seçime Girme Yeterliliği
Özel, siyasi stratejilerini şu sözlerle özetledi:
-
CHP’nin kurumsal kimliğini korumak ve içeride kalarak süreci düzeltmek.
-
Partinin seçime giremez hale gelmesi veya meşruiyetini yitirmesi durumunda, yeni bir parti kurmak ya da seçime girme yeterliliği olan hazır partilere geçiş yapmak.
Özel, belediye başkanlarına ve milletvekillerine "mevcut yönetime destek olmaları" yönünde baskı yapıldığı iddialarını da gündeme taşıyarak, bu tür "operasyonel" hamlelerin partinin bütünlüğüne zarar verdiğini savundu. 2028 seçimlerine odaklanılan bu süreçte, CHP'deki bölünme veya meşruiyet tartışmasının önümüzdeki günlerde nasıl bir seyir izleyeceği merakla bekleniyor.




