Çanakkale'nin Merkez ilçesine bağlı Esenler Mahallesi Kocatepe Sokak üzerinde bulunan bir apartman dairesinde geçtiğimiz yılın temmuz ayında yaşanan ve kan donduran detaylarıyla Türkiye'nin gündemine oturan cinayet davasında nihai karar açıklandı. Olayın geçmişine bakıldığında, altmış üç yaşındaki Özbekistan uyruklu Dinara Alya Urkasimova'nın, kendisini Ankara'da yaşayan zengin ve saygın bir iş adamı olarak tanıtan kırk yedi yaşındaki Metin Kapusuz ile sosyal medya platformları üzerinden tanıştığı biliniyordu. İkili arasında sanal ortamda başlayan iletişim kısa sürede derinleşerek romantik bir ilişkiye dönüştü ve çift evlilik planları yapmaya başladı. Ancak talihsiz kadının yeni bir hayat kurma umutları, sevdiği adamın akılalmaz vahşetiyle son bularak yerini korkunç bir cinayet dosyasına bıraktı.
Sesli Mesaj Yerine Gelen Yazılı Metinler Şüpheleri Beraberinde Getirdi
Cinayetin aydınlatılmasında en kritik rolü, talihsiz kadının günlük iletişim alışkanlıklarındaki ani değişiklik ve yakınlarının dikkati oynadı. İddialara göre, çevresiyle iletişim kurarken sürekli olarak sesli mesaj göndermeyi tercih eden Dinara Alya Urkasimova, aniden yakınlarına sadece kısa ve yazılı mesajlar göndermeye başladı. Bu olağandışı durumdan derhal şüphelenen ve kadının hayatından endişe eden akrabaları, gerçeği öğrenmek amacıyla hiç vakit kaybetmeden Çanakkale'deki evin yolunu tuttu. Kapıyı çaldıklarında karşılarında Özbek kadını değil, onun evlilik hazırlığı yaptığı sevgilisi Metin Kapusuz'u bulan yakınları, içeride dönen korkunç senaryodan henüz habersizdi.
Eve Gelen Akrabalara Soğukkanlılıkla Kavun İkram Etti
Kapıyı açtığında hiçbir panik belirtisi göstermeyen ve son derece soğukkanlı davranan Metin Kapusuz, Urkasimova'nın nerede olduğunu soran yakınlarına, talihsiz kadının düğün alışverişi ve hazırlıkları için İskenderun'a gittiği yalanını uydurdu. Hatta misafirlerini ağırlıyormuş gibi davranarak eve gelen endişeli akrabalara dilimlenmiş kavun ikram edecek kadar ileri gitti. Fakat evdeki eşyaların aceleyle kolilere doldurulduğunu fark eden ve içeriden gelen ağır, tuhaf kokuyu hisseden akrabalar, anlatılan hikayeye ikna olmayarak durumu derhal polis ekiplerine bildirdi. Yapılan bu kritik ihbar, Türkiye'nin en ürpertici cinayetlerinden birinin gün yüzüne çıkmasını sağladı.
Popüler Diziden Esinlendiği Kan Donduran Cinayet Yöntemi
İhbar üzerine hızla olay yerine intikal eden emniyet güçleri, daireye girdiklerinde akıllardan uzun süre silinmeyecek o korkunç manzarayla karşılaştı. Polis ekipleri, çalışır vaziyetteki klimanın tam altına yerleştirilmiş ve üzeri kat kat streç filmle sımsıkı sarılmış haldeki cansız bedeni buldu. Gözaltına alınan Metin Kapusuz'un, kurbanlarını streç filme sararak öldüren bir karakterin anlatıldığı dünyaca ünlü Dexter dizisinden esinlenerek bu yöntemi uyguladığı ortaya çıktı. Cinayetin vahşet boyutu, otopsi işlemleri için hastane morguna kaldırılan talihsiz kadının bedenine sarılı olan streç filmlerin ancak üç saatlik zorlu bir çalışmanın ardından kesilebilmesiyle bir kez daha gözler önüne serildi.
Akıllara Durgunluk Veren Savunma Mahkemeden Döndü
Olayın ardından tutuklanarak Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkarılan katil zanlısı Metin Kapusuz, yargılama boyunca hakkındaki kasten öldürme suçlamalarını ısrarla reddetti. Mahkemedeki savunmasında, kız arkadaşına masaj yaptığı esnada kadının aniden kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiğini iddia eden Kapusuz, öldüğünü fark edince büyük bir paniğe kapıldığını öne sürdü. Taşınma hazırlıkları için önceden sipariş ettiği streç filmleri kullanarak cesedi tamamen sardığını ve kokuyu engellemek amacıyla klimanın altına taşıdığını ifade eden sanığın bu akılalmaz savunması, mahkeme heyeti tarafından inandırıcı bulunmadı. Toplanan deliller, adli tıp raporları ve tanık ifadeleri doğrultusunda kararını açıklayan mahkeme, Metin Kapusuz'u kasten öldürme suçundan en ağır ceza olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırarak adaletin tecellisini sağladı.




