Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Satar, bilinçsiz haşere ilacı kullanımının insan sağlığını, doğadaki canlıları ve gıda güvenliğini ciddi biçimde tehdit ettiğini söyledi. Haşere ilaçlarının doğada uzun süre kalıcı olduğunu belirten Satar, bu kimyasalların arıların yön bulma yetisini kaybetmesine yol açarak koloni çöküşüne, tozlaşmanın azalmasına ve meyve veriminin düşmesine neden olduğunu ifade etti. Satar, yüksek miktarda kullanılan ilaçların topraktan suya karışarak balıklar ve diğer canlılar üzerinde toplu ölümlere yol açabildiğini, besin zincirini bozduğunu vurgulayarak, uzun vadede insanlarda sinir sistemi ve hormon dengesini olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Satar, kimyasal mücadelenin son çare olması gerektiğini, bunun yerine biyolojik mücadele yöntemlerinin tercih edilmesi ve ilaçların mutlaka doğru doz ve zaman aralıklarında, bilinçli şekilde kullanılması gerektiğini kaydetti.

İstanbul Kartal’da İETT Otobüsü Binaya Çarptı: 6 Yaralı
İstanbul Kartal’da İETT Otobüsü Binaya Çarptı: 6 Yaralı
İçeriği Görüntüle

KİMYASALLAR TOPRAKTAN SUYA KARIŞIYOR

Haşere ilaçlarının yalnızca zararlı böcekleri değil, doğadaki diğer canlıları da olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Ali Satar, “Haşere ilaçları sadece insanlara zarar veren böcek türleri için kullanılmıyor. Tarımsal verimliliği artırmak için de zararlı böcekleri öldürmek amacıyla kullanılıyor. Ancak bu ilaçlar doğaya yayılıyor ve uzun süre kalıcı etki gösteriyor. Arılar yön bulma yoluyla birbiriyle iletişim kuruyor. Bu yetiyi kaybettiklerinde koloni çöküşü yaşanabiliyor. Arılar yok olursa bitkilerin tozlaşması azalır, meyve verimi düşer ve bu durum doğrudan gıda üretimini etkiler. Bu ilaçlar önce toprağa karışıyor, ardından yağmur ve sulama yoluyla sulara ulaşıyor. Bu durum balıklar ve diğer canlılar üzerinde dolaylı zararlara yol açıyor ve besin zinciri bozuluyor. Kimyasallar toplu balık ölümlerine de neden olabilir. Toprak da canlı bir ekosistemdir. İçerisinde mikroorganizmalar var. Kimyasalların uzun süre toprakta kalması, verimliliği yıllar içinde azaltıyor” diye konuştu.

KİMYASAL MÜCADELE SON ÇARE OLMALI

Haşere ilaçlarının insan sağlığı üzerindeki etkilerine değinen Prof. Dr. Satar, “Yediğimiz gıdalarda, sebze ve meyvelerde bu ilaçların kalıntıları var. Kalıntılar kaybolmuyor, meyveye kadar geçebiliyor ve bize dolaylı olarak zarar veriyor. Kirlenen içme suları da risk oluşturur. Bu maddeler uzun vadede sinir sistemimizi ve hormon dengemizi bozabiliyor. Bilimsel çalışmalar bunu ortaya koyuyor. Bu ilaçlar bilimsel yöntemlerle, belli dozaj ve zaman aralıklarında kullanılmalı ve son çare olmalı. Bunun yerine biyolojik mücadele yöntemlerine ağırlık verilmesi gerekiyor. ‘Ne kadar fazla kullanırsam o kadar verim alırım’ düşüncesi yanlıştır. Yanlış doz hem toprağa hem çevreye hem de insan sağlığına ciddi zarar verir, gıda güvenliğimizi tehdit eder” dedi.