Gündemdeki düzenlemenin odağında, günümüzde James S. Brady Basın Brifing Salonu olarak kullanılan ve 1930’lu yıllarda dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt için yaptırılan kapalı yüzme havuzunun bulunduğu alan yer alıyor. Trump’ın mevcut brifing salonunu kapatıp alanı yeniden eski tarihi yüzme havuzu haline getirmeyi hedeflediği ifade ediliyor.
Gazetecilerin ise Beyaz Saray ana binasının hemen yanında bulunan idari yönetim binasına taşınmasının düşünüldüğü, fakat danışmanların lojistik zorluklar ile doğurabileceği siyasi sonuçlar nedeniyle bu adıma mesafeli yaklaştığı kaydedildi.
Randevusuz Girişlere Kısıtlama Ve Medyaya Sert Eleştiri
Trump’ın ilk başkanlık döneminde ve geçmiş geçiş süreçlerinde de gündeme gelen bu radikal önerinin ardından, basın odasına yönelik kısıtlayıcı adımlar kademeli olarak hayata geçirildi. Beyaz Saray yönetimi, basının sözcülük birimlerinin yer aldığı alanlara randevusuz erişimini tamamen sınırlandırdı.
Konuya ilişkin açıklama yapan Beyaz Saray İletişim Direktörü, kamuoyunun medyaya olan güveninin zedelendiğini savunarak, alan düzenlemesi ve yer değişikliği konusunda tüm seçeneklerin masada olduğunu ve zamanı geldiğinde gerekli adımların atılacağını ifade etti. Trump da sosyal medya hesabından mevcut basın odasının ve eski yüzme havuzunun fotoğraflarını yan yana paylaşarak eleştirilerini açıkça dile getirdi.
Basın Odasında Fiziki Yetersizlik Ve Muhabirlerin Endişesi
Yaklaşık 1000 akredite gazetecinin görev yaptığı Beyaz Saray’da mevcut brifing salonu yalnızca 49 kişilik oturma kapasitesine sahip. Dar çalışma alanları, yetersiz masa sayısı ve dinlenme imkanlarının yokluğuna rağmen muhabirler, ana binadan çıkarılmaya kararlılıkla karşı çıkıyor. Muhabirler, fiziki olarak Beyaz Saray’ın dışına çıkarılmalarının haber alma özgürlüğünü kısıtlayacağını ve bu durumun gelecekteki yönetimler için emsal teşkil edeceğini savunuyor.
Geçmiş Yönetimlerde De Gündeme Gelmişti
Beyaz Saray’daki basın alanının yeniden kapalı havuza dönüştürülmesi fikri ilk kez günümüz yönetimiyle ortaya çıkmadı. Eski ABD Başkanı Bill Clinton döneminde de 1990’lı yılların başında benzer bir girişimde bulunulmuş, ancak planın basına sızması ve gelen tepkiler üzerine projeden vazgeçilmişti.




