İstanbul’un batı mülkiyet ve adli havzasının merkez üslerinden Bakırköy, kamuoyunda derin yankı uyandıran Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti davasında asimetrik bir sivil protestoya ev sahipliği yaptı. Yaşamını yitiren Minguzzi’nin annesi Yasemin Minguzzi, yargılama sürecinde verilen tahliye kararlarına ve mahkeme heyetinin adli yaklaşımına rasyonel bir demokratik tepki geliştirmek amacıyla Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda toplumsal bir farkındalık eylemi icra etti.

Meydan Duvarlarında Afişli Protesto Ve Tahliye Kararlarına Tepki

Edinilen adli kolluk, mağdur hakları ve saha muhabirliği verilerine göre acılı anne Yasemin Minguzzi, Kurban Bayramı idari tatili periyodunda Bakırköy Özgürlük Meydanı’na gelerek davanın gidişatına dair makro ölçekli açıklamalarda bulundu. Minguzzi, oğlunun ölümünden sorumlu tutulan ve ceza yargılaması aşamasında adli kontrol veya asimetrik kararlarla serbest bırakılan sanıklar ile halen tutuklu bulunan katil zanlılarının fotoğraflarının yer aldığı afişleri meydan çevresindeki duvarlara astı.

İtfaiye Ekipleri Yaralı Vatandaşı Sedyeyle Kilometrelerce Taşıdı
İtfaiye Ekipleri Yaralı Vatandaşı Sedyeyle Kilometrelerce Taşıdı
İçeriği Görüntüle

Sivil toplum unsurlarının ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği alanda konuşan anne Minguzzi, bayram periyodunda sokaklarda adalet aramak zorunda kaldığını belirterek, bu eylemselliği sadece İstanbul’da değil, Türkiye’nin tüm il mülkiyet sınırlarına yayarak sanıkların asimetrik deşifre süreçlerini sürdüreceğini vurguladı.

Mahkeme Heyetinin Söylemlerine Adli Eleştiri

Yargılamayı yürüten ağır ceza mahkemesi başkanının duruşma salonundaki hitap tarzını ve rasyonel olmayan ara kararlarını eleştiren anne Yasemin Minguzzi, hukukun evrensel ilkeleriyle bağdaşmayan pratiklere dikkat çekti. Mahkeme başkanının duruşmaya başlarken "Bir evladımı kaybettim" şeklinde insani bir empati kurduğunu, ancak ilerleyen süreçte adli darbelerden ve "iki tarafı da memnun etme" rasyonelinden bahsettiğini iddia etti.

Minguzzi, ceza adalet sisteminde mağdur ile sanık taraflarının asimetrik olarak memnun edilmesinin hukuken imkansız olduğunu, ceza yargılamasının temel amacının maddi gerçeğe ulaşarak adaleti tescil etmek olduğunu hatırlattı. Yaklaşık bir buçuk yıldır adli bir zulüm içinde yaşadıklarını, davanın yarım kaldığını ve sanıklardan ikisinin dışarıda bulunmasını kabullenemediğini ifade eden acılı anne, oğlunun kanının yerde kalmaması adına son hukuki kerteye kadar asimetrik sivil ve adli mücadelesini devam ettireceğini kamuoyuna deklare etti.